Şebeke Suyu Bina Altını Yıktı, ASKİ 3 Gün Sessiz
İvedik Organize Sanayi Bölgesi 1466. Cadde’de bulunan iş yerimizin şebeke suyunun binaya bağlandığı boruda önce çatlak oluştu ve basınçlı su akmaya başladı. ASKİ’den gelen görevlinin müdahalesi sonrası bu üstteki çatlak kapandı ancak bu kez yerin altındaki boruda çatlak oluştu ve giderek artan bir su akışı başladı.
Şu anda şebeke suyu çok yüksek bir basınçla hem kanalizasyona akıyor hem de bina altından temele zarar vermeye devam ediyor. Su, bina altından yukarı doğru çıkıyor ve bu durum hem iş güvenliği hem de bina statik yapısı açısından ciddi risk oluşturuyor.
Yaklaşık 3 gündür ASKİ’den ekip gelmesini bekliyoruz, sürekli aramamıza rağmen kimse gelmedi, herhangi bir müdahale yapılmadı. Bu belirsizlik nedeniyle üç gündür iş yerimizle ilgili başka hiçbir plan yapamıyor, sadece gelecek ekibi bekliyoruz.
İvedik Organize Sanayi gibi sanayinin göbeğinde olan bir bölgede bu kadar önemli bir altyapı sorununun üç gündür çözümsüz bırakılmasını kabul edemiyorum. Su kaçağının acilen tespit edilip giderilmesini, temele verilen zararın uzman ekiplerce kontrol edilmesini ve gerekli tüm onarımların ivedilikle yapılmasını talep ediyorum.
Gece 11 ile 3 arası geleceklerini ve kaçağın nerede olduğunu anlamak için dinleme yapacaklarını söylediler. Kesin yetkililerin geleceğini söylediler. İş yerinde bekledik. Gelen giden olmadı. Her şeyden öte bu kadar susuzluğun yasandığı bir dönemde şebeke suyunun bu şekilde israf olması da kimsenin umurumda değil galiba.
Ankara'da şebeke sularının %30u bizlere ulaşmadan kayboluyormuş. Yalnızca bizim yasadığımız olayda inanılmaz tazyikli su akısı var ve bu sular kanalizasyona akıyor. Onlarca belki yüzlerce iş yerininin yıllık su tüketimine eş bir su akısından ve kayıptan söz ediyorum. İlk günden çözüm üretilseydi su kaybı büyük oranda engellenecekti. Ankara'daki su kaçağı, patlamış boru arızaları ve bu arızalara müdahale, sorun çözme hızı ve kapasitesi araştırılmalı. Detaylı bir inceleme yapılmalı. Sadece burada bile benzer sorunu yasayan insanlar olduğunu görüyoruz. Sorun bildirilenler günlerce bekletilmemeli, yetkililerin geleceği saat aralığı net olarak bildirilmeli ve bu bildirilen zamana uyulmalı. Diğer türlüsü yalan ve yanlış bilgilendirme oluyor. Su sıkıntısının yaşandığı bir dönemde işleyen, kurumsal ve çözüm üreten bir mekanizma gerekiyor. ASKİ maalesef sınıfta kalıyor. "Sayıştay, yüksek kayıp oranının yalnız teknik bir sorun olmadığını, kamu zararı riski doğurduğunu da raporladı. Barajlardan temin edilip arıtılan suyun önemli bölümünün faturalandırılamadan kaybolması, hem ASKİ’nin malı dengesini zorluyor hem de su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Raporda, kayıp oranlarının düzenli ve şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanması gerektiği vurgulandı. Sayıştay’ın tespitleri, su kesintilerinin yoğun tüketim gerekçesiyle açıklanmasının ötesinde, altyapı ve yönetim kaynaklı bir sorun olduğunu ortaya koydu."














