Sayın Türkiye Fırıncılar Federasyonu yetkilileri,
2019 yılından 2026 yılına gelene kadar temel gıda olan ekmeğe ve simide yapılan zamlar ile diğer tüm ürünlerdeki artışın yükünü biz küçük çaplı fırıncılar taşıyamaz hale geldik. Fırını ilk açtığımızda ekmek 1,5 TL, simit 50 kuruştu. Bugün ekmek 15 TL, simit 20 TL oldu; una, mayaya, tuza, işçiye, elektriğe, suya defalarca zam gelirken, ekmeğe zam yapmamıza sürekli sınır getirilmesi bizi adım adım batma noktasına getirdi.
Biz tezgâhtan satış yapan değil, bakkal ve marketlere daha da uygun fiyata ekmek veren fırıncılarız. Buna rağmen maliyetlerimiz katlanarak artarken satış fiyatlarımızı aynı oranda artıramıyoruz. Dün un borcumu ödeyemediğim için arabamı satmak zorunda kaldım ve 3 işçimi işten çıkardım. İşçi sayımız azaldı, ekmek üretimimiz düştü, buna paralel gelirimiz de daha da azaldı. Küçük fırıncılar olarak içten içe eriyip gidiyoruz.
Fırını açtığım dönemde en basit çikolatalı gofret 1,5 TL bile değilken, bugün 18 TL’ye çıktı. Gıda ürünlerine, kiralara, faturalara, her kaleme bu kadar zam gelirken ekmekteki fiyat artışının bu denli baskılanması bize haksızlık olarak geliyor. “Ekmeğe zam yok” denirken küçük ölçekli fırıncıların hali gerçekten düşünülüyor mu, merak ediyorum.
Ekmeğe makul ve maliyetleri karşılayacak oranda zam yapılmasını, un ve maya başta olmak üzere temel girdi maliyetlerinin gerçekçi şekilde dikkate alınmasını, küçük fırıncıları koruyacak özel destek ve düzenlemelerin ivedilikle gündeme alınmasını talep ediyorum. Aksi halde bizim gibi pek çok küçük fırının tek tek kapanacağı ve hem esnafın hem çalışanların hem de mahallenin zarar göreceği çok açıktır.
Bu konuda küçük çaplı fırıncıların sesini duymanızı ve somut adımlar atmanızı istiyorum.
Yorumlar