Şikayetim aynı şekilde devam ediyor, ancak siz nedense marka odaklı olarak yanlış markaya yönlendirilmesin diyorsunuz. Benim markayla bir işim yoktu, fakat bu şekilde beni de işin içine dahil etmiş oluyorsunuz. Hak arayışımızda size güvenimiz tamdı; öyle olmasa size yazmazdım. Madem öyle, asıl ve gerçek olan markanın adını da üstüne basa basa söylüyorum: Telegram’dır. Neden derseniz, hangi gözle bakmak isterseniz o gözle görebilirsiniz.
Bir ahtapot düşünün ve görselinde gövdedeki kollarına bakın; bu kollar, şer odaklarının hepsi Telegram’ın bünyesinde toplanmış durumda. Sizin sunum arşivinizde de, T.C. Yasalarına uymayan, yasaları çiğneyen gruplar var. Birçok yorumu okudum, hepsi de endişe içinde. Peki, Telegram neden bu insanların hayatı için endişelenmiyor? Kimisi kumara, kimisi bahis sitelerine, kimisi farklı uygulamalara yönlendiriliyor. Benim gibi bir umutla, birisinin hayatını kurtarma adına almak istediği uygulamada parasını kaptıran mağdurların arkasında Telegram ve siz topluluk olarak durmazsanız, kim duracak?
Çıksın cesur yürekler, yalanlasın. Oysa ben birçok belgeyle mağdur edilen tarafları ispatlayabilirim. On, hatta yirmi belge sunabilirim. Bu kadar net söylüyorum. Bir şey bana değecek diye Telegram’da diyordum, ben de belge topladım. Benim de biraz adli sıkıntım var; adıma atılı suçlardan dolayı yasa biraz yaradı gibi. Allah’a yemin olsun, uğraşacağım. Hatta buradan T.C. Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuyorum, yineliyorum: Telegram’da kanun hükmünün onay görmediği, yasa dışı faaliyetler baş göstermektedir. Siber suçlar birimi ivedilikle bu şer odaklarına karşı tutumunu ve tavrını halkımızın yanında göstermeli, suçlular cezalarını çekmelidir. Yönetime ve ismi geçen tüm kolluk güçlerine sevgi ve saygılarımla.