Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Kayıtlarında Yapılan Pafta Hatası
Sivas Tapu ve Kadastro Müdürlüğü
İyi günler ben Sivas Merkez Bademkaya köyünde ikamet etmekteyim. Tapu kayıtları oluşturulurken imkanı mümkün olmayacak şekilde sınırlar aleyhimizde oluşturulmuş veya var olan yüz ölçümü
eksik tescil edilmiştir. İtiraz ettiğimizde ise süre sınırı olduğu bu süre sınırının işlem yapıldığı tarihten itibaren 10 yıl olduğu söylenmektedir. Ancak yapılan işlem hatalı ise hataen yapılan işlem düzeltilir denilmektedir. Ancak benim ve aile bireylerinin tapu kayıtlarında yapılan hatalı işlemler düzeltilmemiş iş keyfi olarak bekletilmektedir. Tapu kayıtları devletin güvencesi altında ise ve hatalı bir işlem var ise bunu düzeltmek ilgili Kurumun görevi değil midir? Ayrıca bu konuda meri mevzuat ve yasalar ilgili Kurum a bu yetkiyi vermiş iken neden bu yetki kullanılmamaktadır?
Gelişme
Sivas Tapu kadastro Bölge Müdürlüğü Sivas Merkez Bademkaya köyünün tapu kayıtları bilerek isteyerek çıkar sağlayarak bozulmuştur. Tapu kayıtlarını tutmak ve mülkiyet hakkını korumakla görevli olan Kurum yapılan usulsüzlükleri kendi içinde kapatarak bir köyün Mülkiyet haklarını gerçeğe aykırı ve imkanı mümkün olmayacak şekilde belgeler düzenleyerek bilerek isteyerek bozmuştur. Yine verilen Dilekçeyi hak düşürücü süreler gözetilerek isleme almış ya da hiç işleme almayarak köylünün yargı yolunu da kapatmıştır. Yine aynı şekilde güncellenme sırasında çıkar sağlamak suretiyle ve bazı kişi ve grupları kollayarak sınırları aleyhimizde değiştirmiştir. Hatta daha ileri giderek bir çok yerde Kadastro paftasına da uyulmamıştır. Yapılan soruşturma sırasında ise usulsüzlük tespit Ancak yine de Devlette devamlılık esastır düzeltilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak düzeltilmeyerek ve yapılan başvurular kapatılarak bir köyün tamamına yakınının mülkiyet hakları elinden alınmıştır. Köyün tamamına yakınının 100 de 70 tapulu arazisi elinden alınarak hazine, mera vb. Yollarla vasıf değiştirmiştir. Bu kadar mağdur var iken neden dava açılmadı sorusuna gelince yapılan soruşturma sırasında tam 45 yıl sonra verilen dilekçenin 10 yıl hak düşürücü süreler gözetilerek işleme alındığı ve dilekçenin bekletilerek gününde kayıt edilmediği Kurum arşivinde çıkan köyden tek başvuru sahibi babamın dilekçesi ile ispat edilse de olay yine kapatılmıştır. Mülkiyet hakkımızı koruması gereken Kurum mensupları usulsüzlük yapabilir mi? Yapar ise bu durumu denetlemesi gereken devlet neden denetlemeyerek ya da zamanında müdahale etmeyerek Mülkiyet haklarımızı neden korumamıştır?




