Pet Kuaför Sezer Balcı Sorumsuzluğu Ve Barbie'nin Çektiği Acı




Ama ne oldu biliyor musunuz? Pet kuaför gelmedi. Haber bile vermedi. Telefonları açmadı. Bir insanın en azından “Üzgünüm, gelemiyorum” deme sorumluluğu bile yoktu. Barbie’nin yaşadığı açlığı, stresi, korkuyu umursamadı. Ona yapılan, düpedüz bir işkenceydi.
Bir kedi, açlıktan titrerken, belki de “Ne zaman mama gelecek? ” diye masum gözlerle bakarken, bir insan nasıl bu kadar vurdumduymaz olabilir? Hayvanlar, duygusuz nesneler değil. Onlar seviniyor, korkuyor, heyecanlanıyor, acı çekiyor. Ama Barbie’nin çektiği bu acıyı kimse umursamadı. Eğer onun yerine bir çocuk aç kalsa, kimse bunu kabul eder miydi?
Bugün Barbie mağdur oldu. Ama yarın, başka bir can bu duyarsızlığın kurbanı olabilir. Hayvanlar bizim oyuncağımız değil. Onlar bize emanet edilen sessiz dostlarımız. Ve onların sesi olmak bizim görevimiz.
Sezer Balcı’nın yaptığı sorumsuzluk unutulmayacak! Lütfen Barbie’nin sesini duyun. Bu tür sorumsuzluklara sessiz kalmayalım. Çünkü hayvanlar kendilerini savunamaz. Onları korumak bizim vicdani sorumluluğumuz.
Barbie’nin yaşadığı bu acıyı görmezden gelmeyin. Çünkü bugün Barbie, yarın başka bir masum can… Haksızlığa sessiz kalırsak, suç ortaklığı yapmış oluruz!




