Marmara Hastanesinde Yanıltıcı Üçlü Tarama Ve Psikolojik İhmal
Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadın doğum ve ardından Perinatoloji birimlerinde gebelik takibim yapılıyor. 3. Sezaryen gebeliğim ve ileri yaş gebelik olmam sebebiyle zaten riskli bir süreç yaşıyorum. Buna rağmen hastanenin yaklaşımı ve kullandığı yöntemler psikolojik olarak beni daha da yıprattı.
Uzun araştırmalarım sonucunda, ülkemizde artık büyük oranda terk edilmiş ve yüksek oranda yanlış pozitif sonuç veren üçlü tarama testinin bana özellikle önerildiğini gördüm. Hastanenin teklifi üzerine bu testi yaptırdım. Test sonucunda 1/207 oranında yüksek risk çıktığı söylendi. Oysa detaylı ultrasonumu özel bir klinikte yaptırmıştım ve orada bebeğimle ilgili hiçbir problem görülmemişti.
Üçlü tarama sonucundan sonra beni Perinatoloji ve tıbbi genetiğe yönlendirdiler. Perinatolojide yaklaşık bir saatten fazla muayenede kaldım, öğrenci ve yanındaki doktor bebeği uzun uzun inceledi. Muayene sırasında bebeği adeta “beğenmemiş” gibi, fetal DNA testi yaptırmam gerektiğini ve gerekirse gebeliğin sonlandırılabileceğini ima eden cümleler kuruldu. Ben böyle bir şeyi asla düşünmediğimi söyleyince, yanındaki asistan “keşke bebeğe sorma şansımız da olsa” tarzında beni derinden yaralayan bir ifade kullandı.
Şu an 26 haftalık hamileyim ve üçlü taramada çıkan 1/207 risk oranı nedeniyle 5 gündür hayatım altüst olmuş durumda, fetal DNA sonucu bekliyorum. Bu süreçte kimse hastanın psikolojisini, yaşadığı korkuyu ve kaygıyı önemsemiyor. Devlet hastanelerinde yıllardır hasta psikolojisinin yok sayıldığını, özellikle de maddi durumu sınırlı olan hastalara daha özensiz davranıldığını bizzat yaşamış oldum.
Koskoca Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin, yüzde 70 oranında yanlış pozitif verdiği bilinen ve neredeyse tedavülden kalkmış bu yanıltıcı tarama testini neden hâlâ rutin olarak önerdiğini, neden ilk anda bebeği aldırmaya yönelik imalarda bulunulduğunu ve neden hastanın ruh halinin hiçbir şekilde gözetilmediğini anlamıyorum. Ben ülkemin standartlarına, bu ülkenin vatandaşına yakışır bir sağlık hizmeti bekliyorum. Parası olana her imkan sunulurken, imkanı sınırlı olana böyle mesnetsiz, eksik bilgilendirilmiş ve kırıcı bir yaklaşım gösterilmesini asla kabul etmiyorum.
Bu nedenle ilgili birimlerin bu süreci incelemesini, kullanılan test ve yaklaşımların güncel tıbbi rehberlere göre yeniden düzenlenmesini, hekim ve asistanların hasta ile iletişim konusunda uyarılmasını ve benzer durumda olan hiçbir annenin böyle bir psikolojik yıpranma yaşamamasını talep ediyorum.











