Oyun Bahçesi Anaokulu Çocuğumuzda Sürekli Yaralanmalar, Hijyen Eksikliği Ve Saygısız İletişim


Oğlumuzu Ağustos 2025 – Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Bahçeşehir’de bulunan Oyun Bahçesi Anaokulu’na gönderdik. Bu süre içinde yaşadığımız olumsuzlukların, çocuklarını bu kuruma emanet etmeyi düşünen aileler tarafından da bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Birçok kez oğlumuzu kaşında kızarıklık ve şişlik, vücudunda ise çeşitli çiziklerle teslim aldık. Her sorduğumuzda öğretmenlerden net bir açıklama alamadık ve çoğunlukla “Nasıl olduğunu bilmiyoruz.” cevabını aldık. Çocuğumuzun gün içinde nasıl yaralandığının takip edilememesi bizi ciddi şekilde endişelendirdi. Bir gün ise uyku odasında “arbede yaşandığı” bilgisi verildi.
Hijyen konusunda da ciddi sorunlar yaşadık. Bu süreçte oğlumuz yaklaşık 20 kez hastalandı, sürekli üst solunum yolu enfeksiyonları geçirdi ve kulaklarında sıvı birikmesi problemi yaşandı. Bazı günler çocuğumuzu teslim alan öğretmenin dahi hasta olduğunu gözlemledik. Bu durum, kurumda bulaşıcı hastalık yönetimi ve hijyen konusunda yeterli özenin gösterilmediği izlenimini uyandırdı.
Kurumda kamera sisteminin bulunmaması da bizim için önemli bir sorun oldu. Gün içinde çocuğumuzu izleyemedik, çoğu zaman yalnızca tek bir fotoğraf gönderildi ve yemek, su tüketimi ile uyku gibi günlük bilgilere dair düzenli bir bilgilendirme yapılmadı.
Toplantılarda kuruculardan birinin velilere karşı üstten bakan ve rahatsız edici bir üslup kullanması, yalnızca bizi değil birçok veliyi rahatsız etti. Bir eğitim kurumunda ailelerle kurulan iletişimde saygılı ve yapıcı bir yaklaşım beklerken bunun tam tersini hissettik.
Bizi en çok rahatsız eden konulardan biri ise özel hayatımıza müdahale edilmesiydi. Sosyal medya hesabımızda paylaştığımız tamamen kurgusal bir içerik nedeni ile eşim aranarak açıklama istendi. Eşim bunun gerçek olmadığını belirtmesine rağmen konu gereğinden fazla uzatıldı. Ortada herhangi bir doktor raporu ya da resmi bir bilgi olmamasına rağmen bu şekilde sorgulanmak ve baskı hissetmek bizim için kabul edilemezdi.
Süreçte kurum kurucusunun eşimle yaptığı bir telefon görüşmesinde hakaret içerikli ifadeler kullanılması da bizi son derece üzdü. Ayrıca yaşanan bu olayın ortak tanıdıklarımıza aktarılmasını etik bulmuyoruz. Velilere ait özel bir konunun üçüncü kişilerle paylaşılması, kurumla aramızdaki güven ilişkisini tamamen bitirdi.
Bir eğitim kurumundan beklentimiz çocuklar için güvenli bir ortam sağlanması, hijyen kurallarına dikkat edilmesi, şeffaf ve saygılı bir iletişim kurulmasıdır. Bizim deneyimimiz ne yazık ki bu temel beklentileri karşılamamıştır. Benzer durumların başka ailelerin başına gelmemesi için gerekli denetimlerin yapılmasını ve kurumun bu yaşananlarla ilgili ailelerden samimi bir şekilde özür dilemesini bekliyoruz.




