Oyun Bahçesi Anaokulu Çizik İzleri Ve Hakaretli Tutumuna Karşı Özür Talebi
Çocuğumuz yaklaşık 10 aydır İstanbul Bahçeşehir’de bulunan Özel Oyun Bahçesi Anaokulu 3 yaş Arılar sınıfına devam ediyor. Bu süre içinde bazı günler çocuğumuz kreşten geldiğinde vücudunda çizik ve darbe benzeri izler fark ettik. Bu durum bizi çok endişelendirdi ve sebebini öğrenmek için defalarca okul ile iletişime geçtik.
Öğretmenler ve yönetimle yaptığımız görüşmelerde durumu sorduğumuzda, bizi tatmin edecek bir açıklama yapılmadı ve konu çoğunlukla geçiştirilerek üzeri kapatılmaya çalışıldı. Çocuğumuzun güvenliği ve sağlığı söz konusuyken bu kadar yüzeysel yaklaşımlar kabul edilebilir değil.
Son olarak 10 Haziran 2026 tarihinde okul kurucusuyla yaptığımız telefon görüşmesinde ise, açıklayıcı ve yapıcı bir cevap almak yerine hakaret içeren bir üslupla karşılaştık. Bir veli olarak hem çocuğumuzla ilgili kaygılarımızın hafife alınması hem de bu şekilde saygısız bir tavırla muhatap olmamız bizi derinden üzmüş ve güvenimizi tamamen sarsmıştır.
Yaşadığımız bu süreçle ilgili olarak, özellikle telefon görüşmesinde tarafımıza yapılan hakaret nedeniyle okul kurucusundan ve yönetimden açık ve net bir özür bekliyoruz.
Bir öğrencimizin vücudunda bir sınıf arkadaşı yüzünden bile kızarıklık veya morluk oluşması elbette hiçbir zaman kabul edilemeyecek bir durum. Ancak, 10 aylık bir zaman sürecini de göz önünde bulundurursak, zaman zaman sınıfta veya parkta oyun oynarken, çocuklarımızın bile kimi zaman nasıl gerçekleştiğini fark etmediği ufak kızarıklıklarla karşılaşmak çocukluk sürecinin doğal gerçekliklerinden biri, özellikle de 3 yaş gibi kaba motor becerileri yeni yeni gelişen bir yaş grubu için. Paylaşılan iki resimdeki kızarıklık ve morluklara da bakılırsa, 10 aylık bir süreçte oyun esnasında oluşabilecek bir iki kızarıklığı tatmin edici bulmamak elbet sizin takdiriniz. 10 ay ardından aniden 10 Haziran'da okulumuzdan ayrılmanıza giden sürecin sebebi sizin de özellikle yazınızda bahsetmekten çekindiğiniz gibi, hikaye paylaşımınızdan öğrendiğimiz kadarıyla, tatilde yakalandığınız El Ayak Hastalığı. Sizi hastalık süresi boyunca okulda salgın oluşmaması için aradığımızda ettiğiniz hakaretler, okulu basma tehdidiniz ve bu tarz mecralardan yaptığınız çirkin karalama faaliyetleriniz için bizler sizden bir özür bekliyoruz. En önemlisi, evlerinde yaşlı veya ağır hastalıklar nedeniyle bağışıklığı düşük bireylere bakan velilerimizin yüreklerini ağızlarına getirdiğiniz için, sağlıklarını hiçe sayarak onlara verdiğiniz endişe ve huzursuzluk için velilerimiz adına sizden ayrıca bir özür daha bekliyoruz.
Kurumun yapmış olduğu bu açıklama, yaşadığımız mağduriyeti örtbas etmeye yönelik çabalardan ibaret olup, gerçekleri yansıtmaktan uzaktır. Öncelikle, şahsıma ve aileme yönelik "El Ayak Hastalığı" ile ilgili iftiranızı reddediyorum. Sağlık kayıtlarımda böyle bir geçmiş bulunmamaktadır; bu hastalığı yaklaşık 1 yıl önce, henüz okula başlamadan geçirdim ve kayıtlarım da bunu doğrulamaktadır. Okulda çocuğumuzu takip etmekten uzak kalıp, sahte hesaplar ile sosyal medyadan velileri yakından takip etmeniz önceliklerinizin farklı olduğunu kanıtlar niteliktedir. Okulu "bastığım" ve hakaret ettiğim yönündeki iddialarınız tamamen asılsızdır. Asıl gerçek şudur ki; okul yönetiminden Haluk isimli şahıs, görüşme esnasında şahsıma karşı "hesap vereceksin" diyerek üstten bir tavır sergilemiş; konuşmanın gidişatında ise "çocuğunu da okuldan al, s****t git, y****k" şeklinde ağır hakaretlerde bulunmuştur. Hem bu kabul edilemez üslubu takınıp hem de mağdur olan bir veliden özür beklemek, kurum saygısızlığının açık bir göstergesidir. Çocuğumun vücudundaki izlerin "doğal bir süreç" olduğunu savunarak sorumluluktan kaçamazsınız. Elimde, çocuğumun okuldan gözü mor bir şekilde çıktığını kanıtlayan fotoğraf ve video kayıtları mevcuttur. Çocuğumun yüzünün görünmemesi adına bu hassas görüntüleri herkese açık platformlarda paylaşmıyorum ancak bu kanıtlar bende saklıdır. Dahası, oğlumu okuldan aldığım anlarda gözündeki morluğu sorduğumda, öğretmenler tarafından "gözünde bir şey yok ki" denilerek durumun üzerinin kapatılmaya çalışılmasına bizzat şahit oldum. Bu konuyla ilgili, okul yönetiminin bile kendilerine öğretmenler tarafından yapılan açıklamaların yetersiz olduğunu bu sebeple tüm öğretmenleri acil olarak toplayacağını ve yapılan açıklamalara kendilerinin bile inanmadıklarını (yetersiz olduklarını) itiraf eden yazışmaların kanıtları da mevcuttur. Ayrıca, 10 aylık kreş süreci boyunca oğlumun okulda defalarca hasta olmasına ve okula bırakırken teslim alan öğretmenin dahi kendi burnunu peçeteyle silerek çocuğumu teslim aldığına dair gözlemlerim, kurumunuzun hijyen ve bakım konusundaki yetersizliğini kanıtlar niteliktedir. Tüm bu yaşananlar ışığında; kurumunuzun kendi bünyesinde yapılan hakaretleri görmezden gelip, asılsız iddialarla üste çıkmaya çalışması profesyonellikten tamamen uzak bir tutumdur. Sizin asılsız ithamlarınız karşısında asıl özür dilemesi gereken taraf, çocuğumun güvenliğini sağlayamayan, üzerine bir de şahsıma ağır hakaretler eden kurum yönetimidir.







