Nefes Dağyenice Park Resort Güvenliğinde Büyük Zafiyet Ve Ciddi Tehdit
Otelinizde 1 gece tatil amaçlı konakladık. Otelin mangal alanının otel dışından gelen misafirlere ücretli, konaklayan misafirlere ise ücretsiz olduğu bilgisi verildi. Biz de arkadaşımla birlikte kendi mangalımızı ve içeceğimizi alarak alandaki çardaklardan birine geçtik.
Yaklaşık 3 saat sonra, dışarıdan gelen bir kişi hiçbir uyarı ya da gerekçe olmadan masamıza yaklaşarak mangalımıza tekme attı ve devirdi. Yanabilirdik. Ardından ağır hakaretler, dini temelli söylemler ve açık tehditler savurdu. Görünüşe göre boynumdaki haç kolyeye, alkol tüketiyor olmamıza ve iki kadın olarak orada bulunmamıza tepki gösterdi. Oysa alanda birçok kişi alkol alıyor ve hiçbir uyarı tabelası bulunmuyordu.
Olaya şahit olan kişiler araya girmese fiziksel saldırıya uğrayacaktık. Hemen resepsiyonu arayarak güvenlik talep ettim, ancak güvenlik 40-45 dakika sonra geldi. Bu süre boyunca tehdit ve hakaretler devam etti. Saldırganlar "Sizi kurşunlatacağız" gibi ifadelerle bizi açık şekilde tehdit etti. Olay güvenlik kameralarında da açıkça görülmektedir.
Gelen güvenlik görevlileri son derece ilgisiz ve taraflıydı. Saldırganları savunarak bizi suçlamaya kalktılar. B**r isimli görevli özellikle kaba, taraflı ve çözüm odaklı olmayan bir tutum sergiledi. Güvenlik amiri O** Bey'e plakaların alınmasını rica ettiğimde "Biz nereden bulalım" gibi ciddiyetsiz bir cevap aldım. "Bizim de ailemiz var, ne yapmamızı bekliyordunuz" diyerek görevini yerine getirmemeyi meşrulaştırmaya çalıştı.
Saldırganların bizim oda numaramızı öğrenmiş olabileceğinden dolayı ciddi şekilde tedirgin olduk. Güvende hissetmediğimiz için ya ücret iadesi ya da oda değişikliği talep ettik. Odamız değiştirildi ve resepsiyondaki görevli sürecin geri kalanında bizimle ilgilenerek yardımcı oldu. Kendisine teşekkür ederim.
Ancak genel olarak otel yönetiminin ve güvenlik ekibinin bu ciddi tehdide karşı göstermiş olduğu ihmalkâr tutum, hem turizm yasalarına hem de müşteri güvenliği ve hizmet standartlarına açıkça aykırıdır.
Dini görüşümüz, iki kadın olmamız ve alkol tüketimimiz sebebiyle böyle bir saldırıya maruz kalmak, üstüne üstlük güvenlik zafiyeti yaşamak hem fiziksel hem psikolojik güvenliğimizi ciddi şekilde zedelemiştir.
CİMER, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Tüketici Hakem Heyeti’ne gerekli başvurularımızı yaptık. Ancak bir otelin görevi, kim olduğumuzla ilgilenmeden, bu ülkenin her vatandaşı için eşit, güvenli ve saygılı bir ortam sağlamaktır. Bizim yaşadığımız olayda asıl problem; mangalımıza tekme atan, dini ve yaşam tarzımıza saldıran kişi değil… Bu saldırganlara karşı bizi koruyamayan, olay anında yok olan ve sonrasında da yanımızda duramayan otel yönetimidir. Biz oraya huzur bulmaya gittik. Ancak tehdit edildik, aşağılandık ve korunmadık. Bu ülkede kendini güvende hissetmek herkesin hakkı. Ve bunu sağlayamayan işletmeler, en az saldırganlar kadar sorumludur.










