Konya’nın Sesi Kadın Bize Vaat Edilen 28 Numaralı Masada Başka Kişilerin Oturması
Konya’nın Sesi Kadın adlı organizasyon firması aracılığıyla 15 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen Gülay konseri için 11 kişilik rezervasyon yaptırdık ve kişi başı 950 TL olmak üzere ödemeyi EFT ile gerçekleştirdik. Organizasyon öncesindeki yazışmalarımızda tarafımıza açıkça 28 numaralı masanın ayrıldığı belirtilmişti.
Etkinlik alanına gittiğimizde ise bize vaat edilen 28 numaralı masada başka kişilerin oturduğunu gördük. Durumu organizasyon yetkilisine iletmemize rağmen sorun çözülemedi ve masa tarafımıza tahsis edilmedi. Yaşanan gerginlikte kendimizi güvende hissetmediğimiz için etkinlik alanından ayrılmak zorunda kaldık ve bu nedenle konserden hiç yararlanamadık.
Etkinlikten ayrılırken ödediğimiz ücretlerin iadesini talep ettik. Organizasyon yetkilisiyle yaptığımız yazışmalarda, ücretlerimizin tarafımıza iade edileceği açıkça bildirildi. Buna rağmen iade süreci uzun süre tamamlanmadı, sürekli farklı tarihler verilerek ödemeler ertelendi. Sonraki süreçte ücretlerin bir kısmı parça parça iade edildi ancak aradan aylar geçmesine rağmen 11 kişiden 3 kişinin, kişi başı 950 TL olmak üzere toplam 2.850 TL tutarındaki iadesi hâlâ yapılmadı.
Elimizde ödeme dekontları, rezervasyona ve masa tahsisine ilişkin yazışmalar ile ücretlerin iade edileceğine dair görüşmeler mevcuttur. Amacımız herhangi bir kişi veya işletmeyi karalamak değil, yaşadığımız mağduriyetin giderilmesi ve verilen iade sözünün yerine getirilmesidir. Kalan 2.850 TL’nin hak sahiplerine ivedilikle iade edilmesini talep ediyoruz.
# şikayete Cevap şikayette olaylar yalnızca tek taraflı aktarılmış olup, sürecin önemli bölümleri eksik bırakılmıştır. Bu nedenle gerçek sürecin açıklanması gerekmektedir. Öncelikle söz konusu organizasyonun ilk planlanan tarihi **17 Nisan 2026**'dır. 17 Nisan'daki program, organizasyon firmasının keyfi kararıyla iptal edilmemiş; yaşanan **okul olayları nedeniyle ertelenmek zorunda kalmıştır.** Bu erteleme nedeniyle organizasyon firması sanatçı, salon, personel, tanıtım ve diğer hazırlıklar açısından ciddi maddi zarara uğramıştır. Ertelemenin ardından şikayette bulunan kişiler tarafından programın iptal edilmesi yönünde tarafımıza açıkça talepte bulunulmuş, hatta **“İptal edin, paramız yanarsa yansın” ** şeklinde ifadeler kullanılmıştır. Buna rağmen organizasyon olarak katılımcıları mağdur etmemek adına programı yeniden organize ettik ve **15 Mayıs 2026 tarihinde Gülay matinesini gerçekleştirdik.** Dolayısıyla 17 Nisan'da yaşanan ertelemenin ardından organizasyon firması tüm hazırlıkları yeniden yaparak, yeniden maliyet üstlenerek ve yaşanan zarara rağmen 15 Mayıs'ta etkinliği gerçekleştirmiştir. **15 Mayıs günü yaşanan olaylar ise şikayette anlatıldığı gibi yalnızca “28 numaralı masa verilmedi” şeklinde değildir.** Masa konusunda tarafımıza sorun iletildiğinde organizasyon ekibi tarafından müdahale edilmiş ve **masa konusunda çözüm sağlanarak masa temin edilmiştir.** Bu nedenle “kendilerine hiçbir çözüm sunulmadı” iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Bu durumun tespiti açısından **etkinlik alanına ait kamera kayıtları mevcuttur.** Kamera kayıtlarında masa konusunda yapılan müdahaleler ve sonrasında yaşanan olayların gelişimi görülebilmektedir. Masa konusunda çözüm oluşturulmasına rağmen olay burada sona ermemiş; etkinlik sırasında söz konusu kişiler ile diğer konuklar arasında ciddi tartışma ve gerginlik yaşanmış, olaylar organizasyonun düzenini ve güvenliğini etkilemiştir. **Kamera kayıtlarıyla da ortaya konulabilecek şekilde, diğer konuklara yönelik fiziksel müdahale niteliğindeki davranışlar yaşanmış ve organizasyon ekibi olaya müdahale etmek zorunda kalmıştır.** Organizasyon firması olarak sorumluluğumuz yalnızca bir masayı tahsis etmek değil, etkinlik alanındaki tüm konukların güvenliğini ve huzurunu sağlamaktır. Yaşanan olaylar nedeniyle organizasyonun işleyişi ciddi şekilde etkilenmiştir. Şikayette yalnızca kendi zararlarından bahsedilirken, **17 Nisan'daki erteleme nedeniyle organizasyonun uğradığı zarar, 15 Mayıs'ta etkinliğin yeniden yapılması için katlanılan maliyetler ve etkinlik günü yaşanan olayların organizasyona verdiği zarar tamamen göz ardı edilmektedir.** Ayrıca daha önce **“iptal edin, paramız yanarsa yansın” ** denilerek iptal talebinde bulunulmasına rağmen, 15 Mayıs'ta organizasyon gerçekleştirildikten sonra organizasyondan tekrar para talep edilmesi de sürecin önemli bir parçasıdır. İade sürecinde ise organizasyon tarafından hiçbir şekilde çözüm üretilmeyeceği yönünde bir yaklaşım sergilenmemiştir. Taraflarla görüşmeler yapılmış, ödeme ve iade konusunda süreç yürütülmüş ve yapılan ödemeler mevcuttur. Şikayette belirtilen 2.850 TL'lik tutar, olayların tamamından bağımsız şekilde değerlendirilmemelidir. Tarafımızda; 17 Nisan ertelemesine ilişkin yazışmalar, iptal talepleri, “paramız yanarsa yansın” şeklindeki görüşmeler, 15 Mayıs organizasyonuna ilişkin yazışmalar, masa konusunda yapılan görüşmeler, ödeme/iade kayıtları ve **etkinlik alanına ait kamera kayıtları** bulunmaktadır. Gerektiğinde tamamı ilgili mercilere sunulabilir. **Amacımız hiçbir kişiyi karalamak değildir. Ancak Şikâyetvar gibi kamuya açık bir platformda olayların yalnızca tek taraflı anlatılarak organizasyon firmasının haksız şekilde suçlanmasına da sessiz kalamayız.** 17 Nisan'daki ertelemenin nedeni, tarafların iptal talepleri, 15 Mayıs'ta organizasyonun gerçekleştirilmesi, masa konusunda çözüm sağlanması ve sonrasında yaşanan tartışmalar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, olayların yalnızca tek taraflı beyanlara göre değil, **yazışmalar, belgeler ve kamera kayıtları üzerinden değerlendirilmesini** talep ediyoruz. **Konya’nın Sesi Kadın**
17 Nisan 2026 tarihinde planlanan organizasyonun ertelenmesi sürecinde, tarafımızca organizasyonun zarar görmesi yönünde bir talep dile getirilmemiştir. Aksine yazışmalarda açıkça “Evet, ben de ertelenmesi taraftarıyım. Ölen bizim çocuklarımız da olabilir. Ama firma yetkilileri de malı açıdan zarar görmeyecekse” ifadeleri kullanılmıştır. 15 Mayıs2026 tarihinde gerçekleştirilen etkinlikte ise tarafımıza tahsis edildiği belirtilen 28 numaralı masada başka kişilerin oturduğu görülmüştür. Durum organizasyon yetkililerine iletilmiş, bize yeni bir masa sağlanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle uzun süre ayakta bekletilmemize rağmen herhangi bir masa tahsis edilmemiş, sonrasında da salon tarafından ilave masa getirilemeyeceği ifade edilmiştir. Yaşanan gerginlik ve belirsizlik nedeniyle etkinlikten fiilen yararlanma imkânımız ortadan kalkmış, güvenliğimiz açısından organizasyon alanından ayrılmak durumunda kalmış bulunmaktayız. Bu çerçevede yaşanan sorun, yalnızca “masa verilmedi” şeklinde basitleştirilemez. Asıl mesele, çözüm sağlanacağı belirtilmesine rağmen bunun yerine getirilememesi ve bu nedenle organizasyondan yararlanamamış olmamızdır. Organizasyon firmasının atıfta bulunduğu yazışmalar ve kamera kayıtları dahil tüm bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi halinde olayların gelişim seyri ve tarafların tutumları nesnel biçimde ortaya çıkacaktır. Bu nedenle değerlendirmelerin yalnızca tek taraflı beyanlara göre değil, tüm somut veriler dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Yazışma suç unsuru oluşturmaması adına kırpılarak yüklenmiştir. Resmi makamlarca talep edilmesi halinde tüm yazışmalar ödeme dekontları mevcuttur
Betül Hanım’ın son açıklamasındaki “herhangi bir masa tahsis edilmedi” ifadesi, elimizde bulunan kamera kayıtlarıyla örtüşmemektedir. 15 Mayıs 2026 tarihindeki organizasyon sırasında yaşanan masa problemi tarafımıza iletildiğinde konuya bizzat organizasyon yetkilisi müdahale etmiştir. Kendilerine yeni bir masa yalnızca sözlü olarak teklif edilmemiş; **masa organizasyon yetkilisi tarafından bizzat taşınarak hazırlanmış ve grubun kullanımına sunulmuştur. Üstelik salonun ön bölümünde masa imkanı sağlanmıştır.** Buna rağmen sunulan masa kabul edilmemiştir. Bu nedenle “uzun süre bekletildik, herhangi bir masa tahsis edilmedi” şeklindeki anlatım ile olayın kamera kayıtlarına yansıyan fiilî gelişimi arasında açık bir farklılık bulunmaktadır. Ayrıca sürecin yalnızca 15 Mayıs günü yaşanan masa meselesi üzerinden değerlendirilmesi de eksik olacaktır. Organizasyonun ilk tarihi **17 Nisan 2026** olup, yaşanan olağanüstü gelişmeler nedeniyle program ertelenmek zorunda kalmıştır. Bu erteleme nedeniyle firmamız sanatçı, salon, personel, reklam, organizasyon hazırlıkları ve diğer giderler bakımından ciddi bir **ticari ve maddi zarara uğramıştır.** Taraflarla yaptığımız görüşmelerde bu zararı ve yaşadığımız mağduriyeti dile getirdiğimizde ise Betül Hanım tarafından tarafımıza **“Bize ne, iptal etmeseydiniz; bu bizim sorunumuz değil” anlamına gelen ifadelerin kullanıldığı yazışmalar da elimizde mevcuttur.** Buradaki önemli nokta şudur: Bir taraftan organizasyonun iptal edilmesi veya yapılmaması yönünde talepler dile getirilmiş, organizasyonun ertelenmesi sonrasında oluşan ticari zarar ise tamamen firmamızın üzerine bırakılmak istenmiştir. Buna rağmen biz katılımcıları mağdur etmemek adına organizasyonu yeniden hazırlamış, ikinci kez ciddi maliyet üstlenmiş ve **15 Mayıs 2026 tarihinde etkinliği gerçekleştirmiş bulunmaktayız.** Dolayısıyla bugün yalnızca kendi mağduriyetlerinden bahsedilirken, organizasyon firmasının 17 Nisan sürecinde uğradığı zararların “bizim sorunumuz değil” şeklinde değerlendirilmesi ve ardından bütün sürecin yalnızca firmanın kusuru varmış gibi kamuoyuna aktarılması tarafımızca kabul edilebilir değildir. Bunun yanında 15 Mayıs günü masa konusunda da çözüm üretilmiştir. Masa bizzat organizasyon yetkilisi tarafından taşınmış, kendilerine ön bölümde yer sunulmuş ancak bu çözüm kabul edilmemiştir. Etkinlik günü yaşanan diğer tartışmaların ve gelişmelerin de kamera kayıtlarında mevcut olduğu açıktır. Tarafımızda; **17 Nisan ertelemesine ilişkin yazışmalar, iptal ve erteleme görüşmeleri, firmamızın uğradığı zarara ilişkin konuşmalar, “bu bizim sorunumuz değil / iptal etmeseydiniz” içerikli yazışmalar, 15 Mayıs organizasyonuna ilişkin görüşmeler, masa tahsisine ilişkin kamera kayıtları, ödeme ve yapılan iade kayıtları** mevcuttur. Gerektiğinde bunların tamamı kesintisiz ve eksiksiz şekilde yetkili mercilere sunulabilecektir. Bugüne kadar amacımız herhangi bir kişiyi hedef göstermek veya karalamak olmamıştır. Ancak firmamızın ticari itibarını etkileyebilecek açıklamalarda olayların tamamının aktarılması gerektiğini düşünüyoruz. Somut kayıtlarla çelişen veya işletmemizin ticari itibarını haksız biçimde zedeleyebilecek iddiaların devam etmesi halinde **maddi ve manevi zararlarımız yönünden tüm yasal başvuru ve tazminat haklarımız saklıdır.** Konunun karşılıklı iddialarla değil; **yazışmaların tamamı, ödeme kayıtları ve kamera görüntüleri birlikte incelenerek** değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. **Konya’nın Sesi Kadın**
Tarafımdan söylendiği iddia edilen bazı ifadeler gerçeği yansıtmamakta, söz konusu ifadeler çarpıtılarak aktarılmaktadır. Olayın ve yaşanan sürecin yetkili makamlarca incelenmesi halinde gerçeklerin ortaya çıkacağına inanıyorum. Söz konusu organizasyon şirketiyle ilgili yaşadığım süreç ve edindiğim tecrübeler doğrultusunda, bu şirketten hizmet veya ürün almayı düşünen kişilerin karar vermeden önce yaşanan olayları ve mevcut süreci dikkate alarak Hareket etmelerini tavsiye ederim.
# şikayete Cevap ve Yasal Haklarımızın Saklı Tutulmasına İlişkin Açıklama şikayet sahibinin paylaşımında yer alan ifadeler, yaşanan olayların tamamını yansıtmamakta; bazı hususlar eksik, bağlamından koparılmış ve tarafımızca kabul edilmesi mümkün olmayan şekilde aktarılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, 17 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan organizasyon, tarafımızın keyfi iradesiyle iptal edilmemiş, yaşanan okul olayları nedeniyle ertelenmek zorunda kalmıştır. Bu erteleme nedeniyle organizasyon firması ciddi ölçüde maddi ve ticari zarara uğramıştır. Erteleme sonrasında şikayet sahibi tarafından organizasyonun iptal edilmesi yönünde talepte bulunulmuş ve tarafımıza “iptal edin, paramız yanarsa yansın” şeklinde ifadeler iletilmiştir. Buna rağmen organizasyon firması katılımcıları mağdur etmemek adına tüm maliyet ve organizasyon yükünü yeniden üstlenmiş ve **15 Mayıs 2026 tarihinde Gülay matinesini gerçekleştirmiştir.** 15 Mayıs tarihinde yaşanan olaylar ise şikayette anlatıldığı gibi yalnızca masa tahsisi konusundan ibaret değildir. Masa konusunda tarafımıza bildirim yapılması üzerine organizasyon ekibi tarafından müdahale edilmiş ve çözüm sağlanarak masa temin edilmiştir. Bu husus etkinlik alanına ait mevcut kamera kayıtlarıyla da ortaya konulabilecek durumdadır. Buna rağmen etkinlik sırasında söz konusu kişiler ile diğer konuklar arasında yaşanan tartışma ve gerginlikler organizasyonun düzenini ve güvenliğini etkilemiş, organizasyon ekibi müdahalede bulunmak zorunda kalmıştır. Olayların tamamı gerektiğinde kamera kayıtları ve tanık beyanları ile ortaya konulabilecektir. Şikayette yalnızca şikayet sahibinin uğradığını ileri sürdüğü zarar gündeme getirilirken; 17 Nisan tarihindeki erteleme nedeniyle organizasyonun uğradığı zararlar, 15 Mayıs tarihinde etkinliğin yeniden gerçekleştirilmesi için yapılan ilave harcamalar ve etkinlik günü yaşanan olayların organizasyonun ticari faaliyetlerine verdiği zararlar tamamen göz ardı edilmiştir. Ayrıca tarafımızca yapılan ödemeler ve yürütülen iade sürecine ilişkin banka kayıtları ve yazışmalar mevcut olup, bu hususların da gerektiğinde ilgili mercilerce incelenmesi mümkündür. Şikayet sahibinin son bölümde yer alan, üçüncü kişilere şirketimizden hizmet veya ürün almamalarını telkin eden ifadeleri de özellikle önem taşımaktadır. Kamuya açık bir platformda, olayların tamamını yansıtmayan ve gerçeğe aykırı olduğu tarafımızca belgelenebilecek anlatımlar üzerinden işletmemizin ticari itibarının ve müşteri ilişkilerinin olumsuz yönde etkilenmesine yönelik bu tür ifadelerin hukuki sonuçları doğabilecektir. Tarafımızın amacı hiçbir kişi veya kuruluşu hedef göstermek değildir. Ancak işletmemizin ticari itibarının korunması, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı iddialara karşı gerekli hukuki girişimlerin yapılması ve uğradığımız maddi ve manevi zararların giderilmesi konusunda tüm yasal haklarımız saklıdır. **Bu aşamadan sonra konu yalnızca sosyal medya veya Şikâyetvar üzerinden yapılan karşılıklı açıklamalarla sınırlı tutulmayacak; gerekli görülmesi halinde ilgili kişi ve kişiler hakkında Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve diğer ilgili mevzuat kapsamında doğmuş ve doğabilecek tüm hukuki ve cezai haklarımız kullanılacaktır.** Bu kapsamda; ticari itibarımızın zedelenmesi, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı beyanlarla ticari faaliyetimizin olumsuz etkilenmesi ve somut bir zarar doğması halinde, uğradığımız maddi ve manevi zararların tazmini ile diğer tüm yasal taleplerimizi yetkili merciler nezdinde ileri sürme hakkımız saklıdır. Ayrıca mevcut yazışmalar, ödeme kayıtları, organizasyon belgeleri, tanıklar ve etkinlik alanına ilişkin kamera kayıtları gerektiğinde delil olarak ilgili mercilere sunulacaktır. **şikayet sahibinin tek taraflı anlatımının gerçeğin tamamı olarak kabul edilmemesi gerektiğini, olayların tüm yönleriyle ve somut deliller üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini kamuoyunun bilgisine sunarız.** Bundan sonraki süreçte tarafımıza veya işletmemize yönelik gerçeğe aykırı, yanıltıcı ya da ticari itibarımızı zedeleyici paylaşımların devam etmesi halinde, herhangi bir ayrıca uyarıya gerek olmaksızın **yetkili adli ve idari mercilere başvurarak tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı** açıkça bildiririz. **Konya’nın Sesi Kadın**
İptal edin gerekirse paramız yansın ifadesi kesinlikle kullanılmamıştır. Bende ertelemesi taraftayım ölen bizim çocuklarımız organizasyon şirketi de zarar görmeyecekse ifadesi kullanılmıştır. 11 kişilik iade ödemesi aylarca ertelenmiş süreç uzatılmış 8 kişi iade almış 3 kişi halen alamamıştır. Konuyla alakalı süreç yasal kurumlara bildirilmiş olup süreç bundan sonra o şekilde devam edecektir.





