Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

Kurtarılamayan Adalet: Hızlı Araç, Haksız Kusur Ve Tehdit Görmezden Gelinmesi

Kurtarılamayan Adalet: Hızlı Araç, Haksız Kusur Ve Tehdit Görmezden Gelinmesi
Kurtarılamayan Adalet: Hızlı Araç, Haksız Kusur Ve Tehdit Görmezden Gelinmesi
Kurtarılamayan Adalet: Hızlı Araç, Haksız Kusur Ve Tehdit Görmezden Gelinmesi
Kurtarılamayan Adalet: Hızlı Araç, Haksız Kusur Ve Tehdit Görmezden Gelinmesi
+3

20 Ağustos sabahı saat 07.55 sularında Kastamonu Taşköprü Ali Saray köyü yolunda ciddi bir trafik kazası geçirdim. İstanbul’a dönmek üzere ilerlerken köy içinde sağa dönüş yaptığım sırada, virajdan aşırı süratle çıkan bir araç bir anda önüme fırladı ve kaçacak hiçbir yerim kalmadan aracıma çarptı. Karşı araçta 19, 18 ve 17 yaşlarında üç genç vardı ve hızları tahminime göre 80–90 km civarındaydı. Çarpışma o kadar ani oldu ki, onları görmem ile bana çarpmaları arasında neredeyse bir saniye bile yoktu; o gün ben de, ailem de ölebilirdik.

Kaza sonrası olay yerine jandarma ve polis ekipleri geldi. İlk gelen ekipteki görevliler çocukların hızına ve araç kullanış tarzına tepki gösterdiler. Ancak bu ekip gittikten sonra, çarpan aracın amcası olduğu söylenen köy muhtarı olay yerine geldi ve ikinci gelen jandarma görevlileriyle samimi şekilde sarılıp sohbet etti. Bu samimiyetin ardından tutum tamamen değişti ve bu defa beni suçlamaya başladılar. Herhangi bir yazılı veya sözlü ifadem alınmadı, görgü tanıklarına da hiçbir şey sorulmadı; sadece ölçüm yaptılar ve tutanak düzenleyip gittiler.

Kaza raporunda yüzde 50’ye yüzde 50 kusur verdiklerini söylediler. Jandarma Komutanlığı’na gittiğimde neden böyle bir oran verildiğini sorduğumda, karşı tarafın hızlı geldiğini kanıtlayamadıklarını ifade ettiler. Buna karşılık, o zaman yavaş geldiklerini nasıl kanıtladıklarını sorduğumda net bir cevap veremediler. Yolda hiçbir çizgi veya şerit işareti yokken, beni “yolu 5 santim ortalamışsın” diyerek kusurlu göstermeye çalıştılar. Buna rağmen, kazayı gören ve çocukların deli gibi süratle geldiğini açıkça söyleyen köylülerin beyanları dikkate alınmadı; “olay yerinde kamera yok” denilerek görgü tanıklığı adeta yok sayıldı.

Kazadan hemen sonra karşı araçtaki gençlerden bazılarının araçtan koşarak inip bıçak aldıklarını ve bana saldırmaya yöneldiklerini de jandarmaya anlattım. Ancak bu çok ciddi ve can güvenliğimi tehdit eden durum için de “olayla alakası yok” denilerek adım atılmadı. Hem kaza anındaki aşırı hız hem de sonrasında bıçakla üstüme gelinmesi gibi hayati tehlike içeren hususlar görmezden gelinirken, köy muhtarının akrabası olan sürücü adeta korunmuş, ben ise haksız şekilde kusurlu duruma düşürülmüş oldum.

Bu süreçte, görevli jandarma personelinin tarafsız ve adil davranmadığını, yerel ilişkiler ve yakınlıklar nedeniyle objektifliğin zedelendiğini düşünüyorum. Ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi bir kazada kamera bahanesiyle görgü tanıklarının dinlenmemesi, bıçakla tehdit iddiasının ciddiye alınmaması ve kusur oranının bu şekilde belirlenmesi beni derinden yaraladı ve güven duygumu zedeledi.

Kazanın ve olay yerindeki tüm beyanların yeniden, tarafsız bir şekilde değerlendirilmesini, görgü tanıklarının dinlenmesini, kusur oranının buna göre düzeltilmesini ve soruşturmanın bu kez gerçekten adil biçimde yürütülmesini talep ediyorum. Ayrıca, bu süreçte görevini tarafsız ve özenli yapmayan görevliler hakkında da gerekli idari incelemenin yapılmasını istiyorum.

Yorumlar

Benzer Şikayetler

Haksız Suçlama Ve Güven Sorunu

3.929

Sakarya Sapanca Uzunkum İstanbul istikametinde, sol şeritte giderken 41 TK 849 plakalı araç orta şeritte bir anda direks...

Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Yanlış Yazılan Hasar Raporu

03.10.2023 tarihindeki Keçiören Fatih Caddesi'nden Kızılay'a doğru annem 06D***90 plakalı aracımla gitmekteydim. Kırmızı...