Ankara Gazi Mustafa Kemal Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi Doktorun Hastasına Karşı Tavrı
Ankara Gazi Mustafa Kemal Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi'ne dün babamla gittim. Babamın gözlerinde bir sorun var; uzak ve yakını göremiyor. Doğu'dan geldiğimiz için babam bazen Türkçe'yi anlamıyor, bu yüzden yanında girdim. S**** B*********** adında bir göz doktoruna başvurduk. Muayene sırasında gözlük camı denemesi yaptırdı ve babama hangisinin daha iyi olduğunu sordu. Babam anlamadı, ben de Kürtçe'ye çevirdim. Bir süre sonra kadın -evet, gerçekten 'doktor' demek istemiyorum- 'Hadi çabuk olun, ayakta duramıyorum, muayene bitsin artık' dedi ve oflayıp pufladı. Ancak söylerkenki sert tavrı şaşırtıcıydı. Kendi kendime, acaba babam Türkçe bilmediği için mi ya da kimliğimizden dolayı mı böyle davranıyor diye düşünmeden edemedim. Ve katarakt olduğunu söyledi. Geçen yıl başka bir doktora götürdüğümde bize kataraktın başlangıcı olduğunu, çok önemli olmadığını söylemişlerdi. Bu yüzden, 'Hocam' diyerek sakin bir şekilde, 'Katarakt başlangıcı olduğu söylenmişti, ilerlemiş mi?' diye sordum. Bana verdiği cevap şuydu: 'Ne diyorsunuz hanımefendi, katarakt başlangıcı da ne oluyor? Katarakt var işte.' Sadece babam üzülmesin diye sustum; çünkü bize öğretilen tek şey saygıydı. Ancak ortada hiçbir neden yokken, kimse bu üslupla konuşamaz, konuşmamalı.





