Bugün Nişantaşı Develi'ye gittik. Otururken; anında masaya pide koydular. Sormadılar. Aynı zamanda çiğ köfte ve turşu getirmişlerdi, ister misiniz dediler. Biz o arada oturmakla meşguldük ve bunun sipariş değil, ikram olduğunu düşünerek evet dedik. Bu arada su doldurmaya başladılar. Onlar sularımızı doldurduklarında, biz henüz çantalarımızı bırakıp yerleşmiştik.
Izgara köfte istedik, yerine daha pahalı olan Develi köfte getirmişler. Menüde fotoğraf olmadığı için bunu daha sonra resimli menüye internetten bakarken fark ettim. Sadece iki köfte, bir biber ve çeyrek domatesten oluşan bir tabak ve kızım doymadı!
Bu arada yemek yerken, rahatsız edici şekilde garsonların gözleri masada idi ve tabaktan son lokmayı alıp ağzınıza götürmeden tabaklar alınıyordu. Sadece bitmiş tabaklar değil; pide, içli köftenin salatası, yani bitmemiş tabaklar da bir bakıyorsunuz masadan gitmiş.
Faturaya masaya koydukları pideyi, çiğ köfteyi, turşuyu da eklemişler. Bunları çıkınca fark ettim. İtiraz etmedim, çünkü sıcaktan yorgun bir halde kızım ve misafir yeğenimle girmiştik. Böyle bir zihniyetle, çocuklarımın keyfini kaçırmak ve misafirimi rahatsız etmek istemedim. Fiyatları bilerek girdim, ama bu tarz bir davranışla müşterinin bilgisi olmadan/oldubittiye getirerek faturayı kabartacaklarını düşünmemiştim.
Zaten pahalı olan fiyatlarının üzerine, bu şekilde eklemeler yapmanın hesabı içinde olmaları son derece rahatsız edici. Develi ve hizmet anlayışları, son derece etik dışı. Benim için ve misafirlerim için artık bir seçenek kesinlikle değil, ancak gidenleri uyarmak istedim. Ayrıca porsiyonlar küçülmüş. Menüdeki fiyatlara değecek bir lezzet farkı olduğunu düşünmüyorum. Ortam nezih olduğu için misafirlerimle gittiğim bir mekanın bu yüzünü görmek üzücü ama faydalı oldu!
Yorumlar