Saygısız Tavır Ve Çay Kahve Gecikmesiyle Yaşanan Hayal Kırıklığı
22 Eylül Pazar günü, Batı Konak’ta tepede yeni açılan mekana hastaneden dönüşte çocuklarım ve torunumla birlikte moral olsun diye uğradık. Sadece çay ve kahve içip biraz soluklanmak istiyorduk. İçerisi ya da dışarısı fark etmez, müsait olan herhangi bir yere oturabilirdik.
Yanımıza gelen personelin üzerinde yaka kartı yoktu, çalışan mı yoksa işletme sahibi mi anlayamadık. Daha ne istediğimizi düzgünce söyleyemeden “Kahvaltı bitti” diyerek bizi tersledi. Biz sadece çay ve kahve içmek istediğimizi söyleyince de çayın gecikeceğini, sanki bizi ağırlamak istemiyormuş gibi bir tavırla ifade etti. Dışarıda yer olmasına rağmen adeta bizi geri çevirdiler.
Çay ve kahve sonuçta Fizan’dan gelmiyor, her işletmede olması gereken basit ürünler. Eğer mutfak donanımları yoksa neden açıyorlar, eğer var da personel acemiyse bu da ayrı bir sorun. Ama asıl kırıldığım nokta, müşteriyi geri çevirme şekilleri ve insan iletişiminin neredeyse sıfır olması oldu. Ben 62 yaşındayım, torunum ve çocuklarımla birlikte resmen istenmeyen kişi gibi hissettik.
Bir işletme sadece parayla açılmaz, önce müşteriye saygı, güler yüz ve iletişim gerekir. İnsan kendini değerli hissetmeli. Yaşadığımız bu olaydan sonra bir daha asla oraya gitmeyi, kimseye de tavsiye etmeyi düşünmüyorum. İşletmenin bu tutumu sorgulamasını, personeline insan ilişkileri ve misafir ağırlama konusunda eğitim vermesini ve bu şekilde başkalarının da aynı hayal kırıklığını yaşamamasını istiyorum.



