Atatürk Anaokulu Glütensiz Beslenme Zorunluluğu Dikkate Alınmalı
Ankara Çankaya’da bulunan Atatürk Anaokulu’na kayıt ettirmek istediğimiz kızımızın çölyak hastalığı nedeniyle glütensiz beslenme zorunluluğu konusunda okul yönetiminden destek göremememiz nedeniyle bu şikayeti yazıyorum. Kızımın çölyak hastalığı tıbben tanısı konmuş, genetik bir hastalık olup glütensiz beslenmesi bir tercih değil zorunluluktur.
23.07.2026 tarihinde eşim, daha önce evraklarını teslim ettiğimiz kızımızın tam gün olarak bu anaokuluna devam etmesi için okula gitmiş ve kayıt süreciyle birlikte beslenme konusunu okul yönetimiyle görüşmüştür. Eşim, kızımızın çölyak hastalığını anlatarak okul yönetiminden glütensiz beslenme konusunda destek istemiş, daha önce gönderdiğimiz kreşte izlenen yöntemi de örnek olarak aktarmıştır. Menülerde yer alan ve doğal haliyle glütensiz olan yiyecekleri kızımızın tüketebileceğini, menüde glüten içeren yiyecekler olduğunda ise her gün menüye uygun glütensiz muadil ürünleri kendimizin göndereceğini ve yalnızca bunların kızımıza yedirilmesini talep ettiğimizi açıkça ifade etmiştir.
Müdür yardımcısı ise “Dışarıdan yemek kabul edemeyiz. Bu durum diğer çocukları ayrıştırır, onların da canı çekebilir ve bunu yönetmek zor olur.” şeklinde açıklama yaparak talebimizi reddetmiştir. Bunun yerine kızımızın yalnızca okul menüsünde glutensiz olan yiyecekleri tüketebileceği, hatta gerekirse yarım gün eğitim almasının daha uygun olabileceği ifade edilmiştir. Çölyak gibi kronik ve tıbben belgeli bir hastalık söz konusuyken konunun bu şekilde değerlendirilmesi, bir sağlık zorunluluğunun göz ardı edilmesi ve kızımızın ihtiyacının karşılıksız bırakılması bizi hem hayal kırıklığına uğratmış hem de kaygılandırmıştır.
Anayasa'nın 42. Maddesi gereğince hiçbir çocuk eğitim hakkından mahrum bırakılamaz. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Engelli Hakları Sözleşmesi doğrultusunda, sağlık durumu nedeniyle özel düzenlemeye ihtiyaç duyan çocukların eğitim ortamlarına eşit şekilde erişebilmesi için gerekli makul düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Çölyak hastalığı da özel beslenme gerektiren kronik bir sağlık durumudur ve bu durumun okul idaresi tarafından göz ardı edilmemesi, tam tersine gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir.
Bizim beklentimiz, bu yanlış ve sağlık açısından sakıncalı bakış açısının değiştirilmesi, çölyak hastalığının bir beslenme tercihi değil genetik bir hastalık olduğunun kabul edilmesi ve kızımız gibi özel durumu olan çocuklar için okul yönetiminin kolaylaştırıcı ve destekleyici bir tutum benimsemesidir. Kızımızın glütensiz beslenme zorunluluğu dikkate alınarak, dışarıdan göndereceğimiz uygun ve güvenli glütensiz yiyeceklerin kontrollü şekilde kabul edilmesi ve beslenme sürecinde gerekli hassasiyetin gösterilmesini talep ediyoruz.
Bu süreçte CİMER üzerinden şikâyetimizi ilettik, ayrıca ilçe milli eğitime de yazılı dilekçe ile başvuruda bulunacağım. Hem kızımın eğitim hakkını sağlıklı şekilde kullanabilmesi hem de benzer durumda olan diğer çocukların mağdur olmaması için gerekli incelemenin yapılarak okul yönetiminin bu konuda duyarlı ve çözüm odaklı bir uygulama geliştirmesini istiyorum.



