Antalya Şehir Hastanesi'nde Belirsiz Ve Yetersiz Tedavi Süreci Mağduriyeti
Babam S******* S*****’i yaklaşık 3 hafta önce Antalya Şehir Hastanesi Psikiyatri Bölümü’ne yatırdım. Babamın psikotik bipolar bozukluğu ve beyin damar tıkanıklığı olduğunu baştan belirtmeme rağmen, her hafta durumu daha da kötüleşti. Nörolojide yapılan tetkiklerde beyin sinyalinde yavaşlama tespit edildi; ancak bana, ilgili doktor **** tarafından nöroloji ve dahiliye bölümlerinin net bir yol göstermediği, babamın şizofreni mi, demans mı yoksa bipolar mı olduğunu anlamadığını, istersem tıp fakültesine götürebileceğimi ve zaten kendisinin de pek bir şey yapamayacağını söyledi.
En üzücü olan ise, doktorun bana açıkça “Şu an deneme yanılma yapıyorum.” demesiydi. Böyle bir yaklaşımın tıp etiğine uygun olmadığını düşünüyorum ve bu söz beni çok endişelendirdi. Bu belirsizlik ve tedavi sürecindeki yetersizlik nedeniyle babamı hastaneden kötü bir şekilde çıkarmak zorunda kaldım ve mecburen profesöre götüreceğim.
Yaşadığımız mağduriyetin maddi ve manevi olarak giderilmesini, konuyla ilgili inceleme başlatılmasını ve resmi bir özür talep ediyorum. Ayrıca bu durumu CİMER’e de şikayet edeceğim.
Gereğinin yapılmasını istiyorum.
Gelişme
2025 yılında babam Antalya Şehir Devlet Hastanesi psikiyatri servisinde yatış aldı ve yaşadıklarımızın ağırlığını hayatım boyunca unutamayacağım. Bipolar tanısı olan ve heyet raporu bulunan babamla ilgilenen psikiyatri doktoru **, adeta deneme yanılma yapar gibi bir yaklaşım sergiledi. “Ne olduğunu anlamadım, deneme yanılma yapıyorum, şizofren mi belli değil” şeklindeki ifadeleriyle hem bizi umutsuzluğa sürükledi hem de babamın var olan durumunu daha da kötüleştirdi.
Babam psikotik durumdayken, Modiwake gibi psikotik ve Bipolar durumu artırabileceği internette bile yazan ilaçlar verildi. Buna rağmen sanki normal bir süreçmiş gibi davranıldı. Babamın beyin damar tıkanıklığı olduğu bilindiği ve kendi ilacını düzenli verdiğim halde, bu hayati ilacın bilerek verilmediğini öğrendim. Bu ihmal ve yanlış ilaç uygulamaları sonucunda babam en sonunda tamamen kendini kaybetmiş, sokaktaki ağır psikoz içindeki insanlar gibi bir hale gelmişti. Düşmesine rağmen zamanında haber verilmedi, bize bilgi akışı sağlanmadı ve her şey olup bittikten sonra önümüze sadece cenazesi kaldı.
Bu yaşananların basit bir “yanlış anlaşılma” ya da “normal süreç” gibi gösterilmesini asla kabul etmiyorum. Doktorun “ben anlamadım ne olduğunu” tarzındaki yaklaşımının, bu kadar ağır psikiyatrik ve nörolojik sorunları olan bir hastanın hayatına mal olduğunu düşünüyorum. Antalya Şehir Devlet Hastanesi’nin bu kadar deneyimsiz ya da yetersiz bir kişiyi bu servise koymasını, hiçbir şekilde sorumluluk almamasını ve bugüne kadar tek bir özür bile dilenmemiş olmasını da ayrıca kabul edilemez buluyorum.
Bu nedenle hem ilgili doktor hakkında hem de hastane yönetimi hakkında idari ve hukuki yönden kapsamlı bir soruşturma açılmasını, ihmali ve kusuru olan herkesin tespit edilerek cezalandırılmasını, ailemden resmi ve açık bir özür dilenmesini ve yaşadığımız bu ağır kayıp için maddi ve manevi tazminat talebimin ciddiyetle değerlendirilmesini istiyorum. Babamın hayatı bu ihmallerin arasında kayboldu ve bunun üzerinin bu kadar kolay bir şekilde örtülmesine izin verilmemesini talep ediyorum.






