Randevu Şartı İle Gebelik Kaydı Açılmaması Riskli Hamileyi Mağdur Etti
Diyarbakır Bağlar’da bulunan 129 numaralı aile hekimliğine bugün gebelik kaydı açtırmak için gittim. Zor bir gebelik geçiriyorum, evden çıkmakta zorlanıyorum ve bu süreçte kendi evimde bile kalamayıp annemde kalıyorum. Buna rağmen bütün zorluğa katlanarak aile sağlığı merkezine gittim ve gebelik kaydı açmak istediğimi söyledim.
Oradaki görevli, randevusuz gebelik kaydı açamayacaklarını söyledi. Hiçbir sağlık ocağında böyle bir randevu zorunluluğu olmadığını bildiğim halde, bu şekilde geri çevrilmem beni hem psikolojik hem de fiziksel olarak çok zor durumda bıraktı. Onca yolu boşuna gelmiş oldum, gebeliğim zaten riskli ve zor geçerken bir de bu şekilde mağdur edildim.
Bu uygulamanın nedenini ve dayanağını anlamış değilim. 129 numaralı aile hekimliğinde bu şekilde gebelik kaydı için randevu zorunluluğu getirerek beni mağdur eden kişiler hakkında gerekli soruşturmanın yapılmasını ve gebelik kaydımın herhangi bir randevu şartı olmadan bir an önce açılmasını talep ediyorum.
Gelişme
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadın doğum bölümünde, aynı doktordan iki kez çok ciddi mağduriyet yaşadım. Şu an 7 hafta 5 günlük hamileyim ve devam eden kanamalarım nedeniyle mecburen acile başvurmak zorunda kalıyorum. İlk olarak 20 Mayıs 2026 tarihinde kanamam olduğu için hastanenin kadın doğum aciline gittim. Doktor Mustafa Fırat Aydın, ultrason muayenesinde bana “kese yok, bebek yok” diyerek hiçbir şekilde beni dinlemeden yatış önerdi. Daha önce özel hastanede ve sağlık ocağında yaptırdığım test sonuçlarımın ve elimdeki kan tahlillerinin olduğunu, gebeliğimin teyit edildiğini söylememe rağmen dikkate almadı. Altan muayene önermişti, kabul etmeyince bu kez röntgen çekilmesini söyledi, onu da kabul etmedim. Israrla düşük yaptığımı iddia etti, “düşük yapmışsındır” diyerek üzerimde baskı kurdu, ben ise bebeğimin olduğunu söyledim. Sonrasında kendi özel doktoruma gittiğimde bebeğimin sağlıklı olduğunu, böyle bir hatanın nasıl yapılabildiğini öğrendim ve yaşadığım psikolojik baskının bebeğime de bana da zarar verdiğini anladım. Daha sonra her şey yolundayken tekrar kanamam oldu ve bu kez yine acil olarak hastaneye gitmek zorunda kaldım. Özelde acil doktoru bulamadığım için 31 Mayıs 2026 tarihinde yeniden devlet hastanesine, acil bölüme başvurdum ve yine aynı doktora, Mustafa Fırat Aydın’a denk geldim. Durumu ayrıntılı olarak anlattım, bir hafta önce kan verdiğimi ve sonucumun 879 çıktığını söyledim ancak yine beni dinlemedi. Ultrasona aldı, tekrar “bebek yok, kese yok” dedi, benden yeniden kan istedi. Benim anlatımlarımı ve önceki tahlillerimi ciddiye almadı, aynı muameleyi ikinci kez yaşadım. Tüm ses kayıtları, tahlil sonuçları ve ultrason kağıtları şu an elimde mevcuttur. Sürekli yanlış yönlendirme, “bebek yok, düşük yapmışsındır” söylemleri, dikkate alınmama, baskı ve bunun yarattığı korku, tedirginlik, ağlama krizleri yüzünden ciddi psikolojik olarak yıprandım. Özelde doktor olmadığı anlarda korkudan devlet hastanesine bile gidemeyecek hale geldim. Aynı doktordan iki kez aynı tavrı görmek hem beni hem de bebeğimi riske soktuğunu düşündürüyorbu süreçte yaşadığım ihmal ve yanlış yönlendirme nedeniyle gerekli incelemenin yapılmasını, hasta haklarımın korunmasını, bu davranışların tekrar etmemesi için gerekli idari işlemlerin başlatılmasını İstiyorum















