Tuzla Devlet Hastanesi Dahiliye Bölümü Danışmanının Aşağılayıcı Tavrı
18 Aralık Pazartesi günü Tuzla Devlet Hastanesi dahiliye bölümü danışmanlarından olan; açık tenli, yüzü yuvarlak, saçlarını geriye doğru toplamış kadın danışmana dün doktorun odasını sormuştum. Bağıra çağıra hiddetle "bana ne soruyorsun git başkasına sorsana asabımı bozma benim yürü git başkasına sor hadi öteye git sorma bana sorma defalarca sorma ne gidip gelip soruyorsun bana" diyerek beni aşağılamaya ve hakaret etmeye başladı.
Çok rahatsızdım ayakta duramıyordum. O an öyle kas katı kaldım yerimde. Cevap dahi veremedim. Sadece bir soru sordum diye karşılığı bu kadar hakaret ve aşağılama mı olmalıydı? Hangi ara insanlık bu kadar kaybedildi? Hangi ara kalpler karardı bu kadar? İnsanca davranmak bu kadar mı zor? Kibirli ve egolu davranarak karşılarında ki hastayı hor hakir görerek ne geçiyor ellerine. İdrak etmekte zorlanıyorum. Bu kadar kaba bu kadar sert davranmak onur kırıcı gerçekten.
Dün başka danışmanlara da sordum ilgili davranan insanca muamele edeni de gördüm. Asla herkese haksızlık edemem. KBB bölümü danışmanları gayet insancıl davranıyorlardı. Fakat dahiliye danışmanının o kötü tavrı gerçekten kabul edilecek gibi değil. Birkaç yaşlı amca ve teyzeye de aynı şekilde muamele ettiğini gördüm bir yaşlı teyzenin hatta gözlerinin dolduğunu gördüm. Çok yazık gerçekten böyle zalim insanların bir devlet hastanesinde olması hakikaten çok üzücü. Karşısında ki hastanın soru sormasına bile müsaade etmeden taarruza geçmesi, insanlara üst perdeden bakarak hakaret etmesi bunlar katiyen kabul edilecek şeyler değil. Ümit ediyorum insanca muamele eden danışmanlar artar. Ümit ediyorum ki bir daha bu tür şeyler hiç yaşanmamış olur. Bir hastaya düşman gözüyle bakanlardan vicdan ve merhamet beklemek olanaksızdır.
Kalpleri kararanların, gözleri görmez hiçbir şeyi...
Şikayetimi Halil Cibran'ın bir sözüyle bitirmek istiyorum:
"Susmak konuşmaktan daha ağır değil midir? "




