Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

Kritik Kedim 6 Gün Tanısız Kaldı, Sevk Gecikti Ve İade İstiyorum

Kritik Durumdaki Kedim 6 Gün Yatırıldı, Tanı Konulamadı ve Zamanında Sevk Edilmedi

Lokum isimli kedimi gece ciddi solunum sıkıntısı yaşaması üzerine acil olarak bu veteriner kliniğine götürdüm. Gece açık olması ve donanımlı bir merkez izlenimi vermesi nedeniyle, zaten son derece stresli ve ne olduğunu bilmediğimiz bir anda kendilerine güvenerek Lokum’u teslim ettik.

Lokum 6 gün boyunca klinikte yatarak tedavi gördü. İlk değerlendirmelerde bize pleural effusion, yani göğüs boşluğunda akciğerlerin çevresinde sıvı birikmesi olduğu söylendi. Göğsündeki sıvı boşaltıldı, serum, antibiyotik ve çeşitli destek tedavileri uygulandı.

Ancak kliniğin kendi düzenlediği epikriz raporunda Lokum’un genel durumu “kritik” olarak belirtilmesine rağmen yalnızca pleural effusion değil, aynı zamanda asites, yani karın boşluğunda sıvı birikmesi de kayıt altına alınmıştı.

Buna rağmen 6 günlük yatış süresince bu iki ciddi bulgunun altında yatan hastalığa ilişkin bir tanı konulamadı. Bize Lokum’un rahatsızlığı ağırlıklı olarak “pleural effusion” şeklinde anlatıldı. Oysa pleural effusion altta yatan hastalığın kendisi değil, göğüs boşluğunda sıvı birikmesini tarif eden bir durumdur.

Göğüsten alınan sıvının sitolojik incelemeye gönderildiği, sonucunun 1 hafta-10 günü bulabileceği söylendi. Biz de veteriner hekimlerin tanı ve tedavi sürecini doğru şekilde yönettiğine güvenerek günlerce haber bekledik.

Lokum’un durumu düzelmediği ve kritik seyretmeye devam ettiği halde, bu süreç içerisinde bize “Tanıya ulaşamıyoruz, daha ileri tetkik ve tedavi imkanı olan başka bir merkeze götürmenizi öneriyoruz” şeklinde zamanında bir sevk önerisi yapılmadı.

Gün geldiğimizde ise bize Lokum’un “tedaviye yanıt vermediği, istersek son günlerini klinikte geçirebileceği, istersek alabileceğimiz” söylendi.

Bunun üzerine Lokum’u klinikten alarak başka bir veteriner hastanesine götürdük.

İkinci merkezde yapılan değerlendirmelerde Lokum’da pankreatite bağlı peritonit, yani pankreastaki ağır iltihabi sürecin karın zarını etkilemesi üzerinde duruldu. Bu tablonun karın boşluğunda sıvı birikmesine, dolaşımın bozulmasına ve göğüs boşluğunda da sıvı oluşmasına yol açtığı tarafımıza açık şekilde anlatıldı.

Lokum’un ameliyata ihtiyacı olduğu belirtildi. Ancak ikinci merkeze ulaştığımızda artık solunum ve dolaşım açısından kırmızı kodda, anestezi ve ameliyatı kaldıramayacak kadar ağır durumdaydı. Yoğun bakımda ilaç ve destek tedavileriyle stabilize edilmeye çalışıldı ancak ne yazık ki Lokum’u kaybettik.

Daha sonra ilk klinikte alınan plevral sıvının sitoloji sonucu da çıktı. Sonuçta makrofaj hücreleri dışında kötü olarak değerlendirilebilecek bir hücre içeriğine rastlanmadığı bildirildi. Yani sonucunu günlerce beklememiz söylenen inceleme de Lokum’un altında yatan asıl hastalığı ortaya koymadı.

Ben her kritik durumdaki hayvanın mutlaka kurtarılabileceği gibi gerçekçi olmayan bir beklenti içerisinde değilim. Lokum’un ağır bir hasta olduğunun farkındayım.

Ancak kabul etmediğim nokta şudur:

Kendi raporlarında ilk günden itibaren kritik olduğu yazan, hem göğüs hem de karın boşluğunda sıvı bulunduğu bilinen ve uygulanan tedaviye yanıt vermeyen kedim 6 gün boyunca bu klinikte yatırıldı. Bu süre sonunda altta yatan hastalık teşhis edilemedi ve tanıya ulaşılamadığı halde daha erken aşamada başka bir merkeze yönlendirilmedik.

Biz hasta sahipleri olarak hangi ileri tetkikin yapılması gerektiğini, hangi aşamada başka bir hastaneye sevk gerektiğini bilemeyiz. Gece acil durumda hayvanımızı bir veteriner hastanesine teslim ettiğimizde bu tıbbi sürecin profesyoneller tarafından yönetilmesine güvenmek zorundayız.

Eğer bize 2., 3. Veya 4. Gün “Lokum’un durumunun nedenini ortaya koyamıyoruz, zaman kaybetmeden daha ileri bir merkeze götürün” denilmiş olsaydı, hiç tereddüt etmeden götürürdük.

Bunun yerine 6 gün boyunca tanı ve iyileşme haberi bekledik ve sonunda bize Lokum’un “son günlerini” geçirmesinden bahsedildi.

Bu süreç için yaklaşık 40.000 TL ödeme yaptım. Ancak bugün benim için asıl mesele ödediğim para değil; Lokum’un kritik durumda geçirdiği ve başka bir değerlendirme şansına daha erken ulaşabileceği 6 gündür.

Bu nedenle kliniğin sunduğu hizmetten ciddi şekilde mağdur olduğumu düşünüyorum. Lokum’un 6 günlük yatış ve tedavi süreci için tarafımdan tahsil edilen yaklaşık 40.000 TL’nin iadesini ve yaşanan sürece ilişkin klinikten yazılı bir açıklama yapılmasını talep ediyorum.

12 Ağustos 00:23 (Şikayetten 11 saat sonra)

Mehmet Bey merhaba, Lokum’un kaybından dolayı üzgünüz. Şikayetinizde, kliniğimizde geçirdiği 6 günlük süreçte yalnızca “pleural effusion” denilerek altta yatan neden araştırılmadan beklendiği ve zamanında yönlendirme yapılmadığı yönünde bir izlenim oluştuğu için bazı noktaları açıklamak isteriz. Lokum kliniğimize geldiğinde 13 yaşında, ciddi solunum sıkıntısı bulunan ve genel durumu kritik bir hastaydı. Yapılan muayene ve tetkiklerde yalnızca göğüs boşluğunda sıvı değil, karın boşluğunda da sıvı birikimi ve pankreas dahil farklı organ sistemlerine ilişkin anormal bulgular mevcuttu. Bu nedenle hastamız tek bir bulgu üzerinden değil, bütün klinik tablosuyla değerlendirilmiş; gerekli yoğun bakım, torakal sıvı drenajı ve mevcut bulgulara yönelik tedavileri uygulanmıştır. Pleural effusionun tek başına bir hastalık adı değil, farklı hastalıkların sonucu gelişebilen bir bulgu olduğu elbette tarafımızca bilinmektedir. Nitekim göğüs boşluğundan alınan sıvı yalnızca boşaltılmamış, altta yatan nedenin araştırılması amacıyla Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi Patoloji Birimi’ne gönderilmiştir. 29.07.2026 tarihli sitolojik incelemede “lenfositlerin hakim olduğu mikst hücresel torakal efüzyon” bildirilmiş; bulgular kronik/subakut nitelikte mikst bir efüzyonla uyumlu bulunmuştur. İncelenen örneklerde belirgin neoplastik hücre popülasyonu veya mikroorganizma görülmemiş, örneklerin düşük hücreselliği nedeniyle değerlendirmenin sınırlı olduğu ve diğer laboratuvar parametreleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği raporda ayrıca belirtilmiştir. Dolayısıyla Lokum’un yalnızca “akciğerinde sıvı var” denilerek takip edildiği veya bu sıvının nedeninin araştırılmadığı şeklinde bir durum söz konusu değildir. Kritik hastalarda hayati problemlerin tedavisi ile altta yatan primer nedenin araştırılması çoğu zaman eş zamanlı yürütülür. Lokum’un ciddi solunum problemi ve genel durumu nedeniyle ileri görüntüleme ve özellikle sedasyon/anestezi gerektirebilecek işlemlerin oluşturacağı riskler de süreç içerisinde değerlendirilmiş ve hasta kayıtlarına yansıtılmıştır. Şikayetinizde ikinci merkezde “pankreatite bağlı peritonit düşünüldüğü” belirtilmektedir. Sonradan dile getirilen bir çalışma tanısının, Lokum’daki göğüs ve karın boşluğundaki sıvı birikiminin kesin nedeni olduğunu veya farklı bir tedaviyle hastanın mutlaka iyileşeceğini söyleyebilmek için bunun objektif tıbbi bulgularla ortaya konulması gerekir. Süreç içerisinde hem sizinle hem de annenizle görüşmeler yapılarak Lokum’un göğüs ve karın boşluğundaki sıvı, pankreas dahil mevcut diğer bulguları, genel durumunun ciddiyeti ve ileri inceleme gerekliliği hakkında bilgi verilmiştir. İletişimin farklı zamanlarda iki ayrı aile bireyi üzerinden yürütülmesi, bazı bilgilerin size parçalı ulaşmasına yol açmış olabilir; bu nedenle yaşanan iletişim kopukluğundan dolayı üzgünüz. Lokum’un durumu hiçbir aşamada hafif veya kısa süreli bir tedaviyle kesin olarak düzelmesi beklenen bir tablo olarak değerlendirilmemiştir. Tüm muayene, tetkik, tedavi ve takip kayıtları dosyamızda mevcuttur. Dilediğiniz zaman sürecin tamamını bu kayıtlar ve patoloji raporu üzerinden birlikte değerlendirmekten memnuniyet duyarız.

Yorumlar

Benzer Şikayetler

Veteriner Klinikte İhmal: Serum Tedavisi Sırasında İdrar Takibi Yapılmadı Ve Kedim Hayatını Kaybetti

17.07.2026 tarihinde, üç ay önce ikinci evre böbrek yetmezliği teşhisi konulan kedim Portakal’ı akşam saat 21:00 civarın...