Kızımın gebelik takibi ** Hastanesinde devam ederken yapılan detaylı ultrasonda bebeğin beyin ventriküllerinde sıvı artışı şüphesi tespit edildi ve Perinatoloji bölümüne yönlendirildik. Bu hassas süreçte daha ayrıntılı değerlendirme yapılabilmesi için 21.03.2025 tarihinde Ankara Tepe Prime’da bulunan Prof. Dr. A** E**’ün özel kliniğine başvurduk.
Muayene sırasında hekim, tıbbi bilgilendirme sınırlarını aşan, kırıcı ve aşağılayıcı bir üslup kullanmıştır. Şahsıma “sus” denilerek azarlanmış, kızımın yanında “annen cahil” ifadesiyle hitap edilmiş, ailemiz siyasi ve dini görüşlerimiz üzerinden küçük düşürücü söylemlere maruz bırakılmıştır. Henüz kesinleşmemiş bir tanı üzerinden “dünyaya engelli çocuk getirmek ister misiniz” şeklinde ifadelerle kızım ciddi bir psikolojik baskı altında bırakılmış, gebeliğin devamına ilişkin etik dışı yönlendirmelerde bulunulmuştur.
Muayene sonunda ise el sıkmadığım gerekçesiyle tarafıma bağırılmış, “bu çocuğun vebali sensin” denilerek odasından adeta kovulmuş ve bir daha muayene edilmeyeceğimiz tarafımıza bildirilmiştir. Tüm bu yaşananlara rağmen nakit olarak 5000 TL ödeme yapılmıştır. Bu tutum ve söylemler, hasta ve hasta yakınlarına karşı gösterilmesi gereken saygı, tarafsızlık, empati ve mesleki etik ilkelerle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır.
Daha sonra ** Üniversitesi Hastanesinde takip ve doğum gerçekleştirilmiş, torunum sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmiştir. Bu olayın, hem hekim-hasta iletişimi hem de mesleki etik çerçevesinde ciddi bir sorun olduğunu düşünüyorum.
Yaşanan süreçle ilgili olarak Prof. Dr. Ali Ergün hakkında idari ve etik yönden gerekli incelemenin yapılmasını ve Sağlık Bakanlığı nezdinde soruşturma başlatılmasını talep ediyorum.
Yorumlar