Öztürk Mobilya Mimarlık İnşaat Mutfak ve Portmantodaki Hatalı İşçilik, Sürekli Gecikmeler

İstanbul Esenyurt’ta bulunan Öztürk Mobilya Mimarlık İnşaat firmasına mutfak dolabı ve portmanto yaptırmak için başvurdum. Kendileriyle anlaştık ve ödemeyi de onların talep ettiği şekilde, işe başlamadan önce bedelin yüzde 60’ını, işin bitiminde ise kalan yüzde 40’ını ödedim. Ürünleri kısa sürede getirip montajını yaptılar ancak işçilik ve yaklaşım açısından ciddi hayal kırıklığı yaşadım.
Portmantonun kapağındaki aynanın kenarlarına rodaj yapılmadığı için aynanın kenarları tırtıklı ve çok kötü bir görüntüye sahipti. Bunu sorduğumda, bunun daha “makbul” olduğunu ve en çok bu şekilde istendiğini söyleyip durumu normalleştirmeye çalıştılar. Ben bu şekilde istemediğimi açıkça belirtmeme rağmen, sadece “tamam düzelteceğiz” deyip geçiştirdiler. Portmantonun kulplarını getirmeyi de unutmuşlardı. Mutfak dolabında ise iki raf eksikti ve kapaklardan birinin fren sistemi olmadığı için kapak sert bir şekilde kapanıyordu. Tüm bu eksik ve kusurlara rağmen, kendilerine güvenip kalan yüzde 40’lik ödemeyi de yaptım.
Daha sonra firma sahibiyle telefonla görüştüm, ne zaman istersem gelebileceklerini söyledi. Ben pazartesi müsait olmadığımı, salı gelebileceklerini belirttim. Salı için saat 15.00’ten sonra geleceklerini söylediler. Ancak o günden sonra tam 15 gün boyunca her gün “geleceğiz” dediler ve her defasında gelmediler. Ben de her gün evde telefon başında onları beklediğim için pek çok işimden geri kaldım. Bayan olmam nedeniyle beni ciddiye almadıklarını düşünerek abimden ve eşimden de aramalarını rica ettim. Onlara da her defasında “geleceğiz” diyerek oyalamaya devam ettiler ve sonuçta ürünlerimi onlara tamamlatamadım. Eksikleri ve hatalı işleri düzeltmek için mecburen başka bir firmaya yeniden para ödeyip işi dışarıya yaptırdım.
Çalışanların tavrı da son derece rahatsız ediciydi. Bir buçuk iki saatlik çalışma sonrasında “abla bize yemek söyle” diyecek kadar rahat davrandılar. İşlerinin yaklaşık bir saatlik kısmı kaldığını, isterlerse iş bitince dışarıdan yemek yemeleri için kendilerine para verebileceğimi söyledim, buna rağmen sonrasında bu konu bile tartışma ve gerginlik sebebi oldu. Buna rağmen yemek paralarını da kendilerine verdim.
Tüm bu süreç boyunca defalarca söz verip gelmemeleri, işi tamamlamamaları ve üslup olarak da saygı sınırlarını zorlamaları beni ciddi anlamda mağdur etti. “Ne kadar lakayıtsınız, her gün geleceğinizi söylüyorsunuz ama gelmiyorsunuz” dediğimde, “lakayıt” kelimesini kendi kafalarına göre “laubali” ye çevirip, “siz benimle ne biçim konuşuyorsunuz, siz evinizde öyle konuşuyor olabilirsiniz ama biz böyle kelimeleri bilmeyiz” şeklinde konuşarak beni aşağılamaya kalktılar.
















