Dolmabahçe Su Anaokulu'nda Öğretmenlerin Çocuklara Kötü Davranmadı Yönetimin Kabul Etmemesi
İstanbul Beylikdüzü Marmara Caddesi’nde bulunan Dolmabahçe Okulları’na ait Su Anaokulu’nda, Uğur Böcekleri sınıfında görevli öğretmen ve yardımcı öğretmenin (abla) davranışlarından ve okul yönetiminin bu davranışları savunmasından dolayı şikayetçiyim. 2 yaşındaki kızım 25 Aralık 2025 tarihinde bu okula başladı ve kısa süre içinde ilgisizlik, psikolojik baskı, tehdit, korku ve şiddet niteliğinde davranışlara maruz kaldı.
Kızım normalde kendini çok güzel ifade eden, sosyal, eğlenceli ve huzurlu bir çocukken, okulun adını duyduğunda mutsuz, üzgün ve ağlamaklı hale gelmeye başladı. Çok kısa sürede okula gitmek istemediğini söylemeye, yüzünde morluk benzeri değişiklikler görülmeye başlandı. Bu durum üzerine okula gittiğimizde, talebimizle açılan kamera kayıtlarından sadece küçük bir kısmı izleyebildik.
İzlediğimiz kamera kaydında, kızımın sınıftan tek başına çıktığı, koridorda bedeninden büyük bir jimnastik minderine doğru gittiği, arka taraftaki merdivenden düşmesine ramak kaldığı görülmektedir. Beş kişilik sınıftan tek başına çıkan çocuğu öğretmenlerin bir süre fark etmediği, daha sonra geri götürdükleri anlar kayıtlıdır. Devamında ise yardımcı öğretmenin çocuğumu kolundan çekerek sendelemesine neden olduğu açıkça görülmektedir. Bu görüntüler okul kamerasından, yine okulda izlenmiştir.
Kendi aramalarımız ve kamera kayıtlarını izleme talebimiz sırasında yönetimle yaptığımız detaylı görüşmelerde ise anne babayı ve 2 yaşındaki çocuğu suçlayan, kendilerinde asla bir hata veya leke olamayacağını savunan bir tavırla karşılaştık. Gerçek okul yöneticilerinin bu kadar ciddi bir konuda bizimle hızlı ve şeffaf bir şekilde irtibata geçmesi gerekirken, tam tersine öğretmenleri savunan ve süreci geçiştiren bir yaklaşım sergilemişlerdir. Diğer velilere ise bu tarz şikayetlerde “çocukların Hayal Dünyası” gibi açıklamalar yapıldığını duyduk. Ancak 2 yaşındaki bir çocuk nasıl bir hayal kurmuş olabilir ki “öğretmenim bana vurdu, ağladım, ağlayınca evine git dedi, ağlayınca bana şeker verdi” gibi cümleler kurabilsin. Üstelik kızımın “şeker verdi” dediği gün, okul çıkışında elinde o şekeri bizzat gördüm. Bunun yanında öğretmenlerin “Kızınız durmuyor, gelin alın” şeklindeki mesajları da tarafımızda mevcuttur, sürece ilişkin önemli bir gösterge olarak durmaktadır. Kendilerinde leke olamayacağını savunan, kendini yönetici olarak tanıtan kişilerin gerçek yöneticilerin bize geri dönüşünü bile sağlayamadığı gibi dönüş yapmaması da bizlere acı bir tecrübe olarak iz bırakmıştır.




3 yıldır Su Anaokulu velisi olarak bu yorumu görünce kayıtsız kalamadım. Okulumuz özellikle Dolmabahçe Okulları bünyesine katıldıktan sonra daha kurumsal ve profesyonel bir yapıya kavuştu. Bahsi geçen yardımcı öğretmeni ve sınıf öğretmenini tanıyan bir veli olarak hiçbir öğrenciye bu şekilde bir yaklaşımda bulunmalarının mümkün olmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Ayrıca yorumda bahsedilen koridorun arka tarafında merdiven bulunmuyor. Bu bile anlatılan olayda ciddi bir çelişki olduğunu gösteriyor. Kurumumuz her zaman iletişime açık ve çözüm odaklıdır. Böyle bir durum yaşandığını düşünen bir velinin önce kurumla iletişime geçmesi daha doğru olurdu. Üstelik okulda kamera kayıtları mevcutken gerçekten böyle bir durum olsa kurumun bu davranışı sergileyen bir öğretmenle devam etmesi zaten mümkün olmazdı. Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür yorumların hem öğretmenlerimize hem de kurumumuza haksızlık olduğunu düşünüyorum.