08 Mayıs 2026 Cuma günü saat 09.50’de Mamak Devlet Hastanesi Genel Cerrahi polikliniğinde Dr. G***** A***** U**** ile randevum vardı. Gece yatarken sol mememde hissettiğim ağrı şikayetimi anlattım, daha önce Elmadağ Devlet Hastanesi’nde endoskopi olduğumu ve bana kimyasal gastrit tanısının sözlü olarak söylendiğini, şikâyetlerimin geçmediğini ve genel bir muayene olmak istediğimi belirttim. Bu sırada “genel derken” şeklinde ters bir üslupla soru sorması ve tavrı beni baştan itibaren rahatsız etti.
Doktor, bilgisayara bakarak “kimyasal gastrit diye bir şey yok, burada da yazmıyor” dedi. Ben tanının orada sözlü olarak konulduğunu ve yazdığını söylediğimde tekrar baktı ve “kimyasal mi içtin” diye sordu. Herhangi bir kimyasal madde kullanmadığımı, geçmişimde de böyle bir durum olmadığını ifade ettim. Bu kez “o zaman ilaç kullanmışsın” dedi. Düzenli olarak sadece migren için Migrenut kullandığımı, başka ilaç kullanmadığımı söyledim ve bunu önceki doktora da anlattığımı belirttim. Buna rağmen “o ilaç değil mi” şeklinde sert bir tavırla konuştu. İlacın zaten ilaç olduğunu, sadece yaklaşık iki ayda bir ağrım oldukça aldığımı söyledim. Önceki doktorun, kimyasal gastrit olma sebebi olarak 6 ay aralıksız güçlü antibiyotik kullanımından da bahsettiğini, bende böyle bir geçmiş olmadığını da ekledim.
Göğüs muayenesine geçtiğimizde sol mememi oldukça sert ve normalden çok daha fazla can yakacak şekilde muayene etti. Ağrıdığını söylememe rağmen bu şekilde devam etti, daha sonra sağ memeye geçti ve “muayene etmem gerek” diyerek orada hareketlerini ve baskı gücünü fark edilir derecede hafifletti. Sağ tarafta zaten bir şikayetim olmadığını ve sol mememin ağrıdığını tekrar söyledim. Bunun üzerine tekrar sol tarafa geçti, bu kez daha hafif ve kontrollü hareketlerle muayene ettiğimde ağrımın daha az olduğunu belirttim. Ardından, küçümseyen bir yüz ifadesi ve ses tonuyla, birkaç kez “nasıl duş aldığımı, nasıl yıkandığımı” sordu. Normal lifle, bastırmadan yıkandığımı her seferinde tekrar anlattım. Buna rağmen aynı soruyu defalarca sorması, üslubu ve yüz ifadesi beni hem tedirgin etti hem de aşağılanmış hissettirdi.
Muayene sonunda “ele gelen bir şey yok, zaten bir acıyor bir acımıyor dediniz, anlamadım” diyerek adeta beni yalancılıkla ima eden bir cümle kurdu. Ben sol göğsümdeki ağrının, normal hayatımda ya da duşta böyle bir bastırma olmadığı için bu muayenedeki aşırı baskıdan kaynaklandığını, acıyan bölgeye sert bastırıldığı için daha çok canımın yandığını söyledim. Buna rağmen tavrı değişmedi. Ultrason için istek kağıdı verdi ancak bunu da “yine de isteyelim” şeklinde küçümseyen bir ifadeyle söyleyip “kolay gelsin” diyerek muayeneyi bitirdi.
Ben bir hasta olarak şikayetimi ve ağrımı içtenlikle anlatmaya çalıştım, tıbbi bilgiyi bilemem; bunun için doktora başvuruyorum. Buna karşın doktorun hem sert ve küçümseyici üslubu, hem beni dinlemeyen tavrı, hem de özellikle ilk muayenede sol mememe uyguladığı gereksiz sertlikteki muayene şekli nedeniyle hem fiziksel olarak canım çok yandı hem de psikolojik olarak kendimi değersiz ve suçlu hissettim. Bir devlet hastanesinde, bir hastanın bu şekilde muamele görmesinin kabul edilemez olduğunu düşünüyorum.
Bu yaşananlarla ilgili olarak, ilgili hekimin iletişim dili ve muayene yaklaşımı konusunda incelenmesini, hastalara karşı daha saygılı, açıklayıcı ve özenli davranılması için gerekli uyarıların yapılmasını ve benzer bir durumun başka hastaların başına gelmemesi adına gerekli adımların atılmasını istiyorum.
Yorumlar