Firmamız hakkında şikayette bulunan müvekkilin bir marka tescil başvurusunda vekili olduk. Kendisinden başvuru aşamasında ödeme aldık; bu ödeme marka tescil başvurusu için TürkPatent’e ödenen resmi harç ve bizim vekil olarak verdiğimiz hizmetin bedelinin toplamıdır. Başvuru aşamasında vekiller, marka için tescil harcı ödemesini almazlar ve almamalıdırlar. Zira bir markanın tescil kararı ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağı baştan kesin bir şekilde bilinemez. Hiçbir vekil bir markanın tescilleneceğini garanti edemez. Bu nedenle marka süreçlerinin sonunda marka için tescil kararı gelirse, TürkPatent’e ödenecek resmi tescil harcı ve vekil firmanın hizmet bedeli müvekkile bildirilir ve ücret tahsil edilir. Bu “bir miktar daha ödeme” şeklinde ifade edilen bir ücret olmayıp, “markanın tescil belge ücreti” olarak isimlendirilmektedir. Kupon Patent olarak müvekkillerimize resmi bildirimlerimizde, yapılacak işlemin ve ödenecek tutarın açıklamalarını sunarak yapılması gereken ödemeleri bildirmekteyiz.
Müvekkil ile yaptığımız sözleşme ve aldığımız ödeme doğrultusunda marka başvurusu, sürecin takibi, süreç boyunca kısmi ret kararı ile gelen itirazlar ve nihayetinde sürecin son aşamasında tescil kararı için bilgilendirmeleri zamanında ve eksiksiz şekilde gerçekleştirdik. Bir vekil olarak sorumluluklarımızı yerine getirdik.
Marka süreci devam ederken müvekkil, kendisine bizim adımızla birilerinin ulaştığı ve bu kişilerin kendisinden para talep ettiği, kendisinin de bu talep karşılığında ödeme yaptığı yönünde bize geri bildirimde bulundu. Kendisini arayan ve para talep eden kişilerin biz olmadığımızı, vekil olarak yazılı bildirimde bulunmadan yalnızca telefon görüşmesi ile müvekkillerimizden para talep etmemizin söz konusu olmadığını, ne yazık ki kötü niyetli kişiler tarafından dolandırıldığını ifade ettik. Müvekkil, bu durumdan vekil olarak bizim sorumlu olduğumuzu, zararının karşılanmasını istediğini, mağduriyetini bizim gidermemizin gerektiğini, dolandırıcılara yaptığı ödemenin bizim tarafımızdan kendisine ödenmesi gerektiğini beyan etti. Kupon Patent olarak adımızın kullanılarak bir müvekkilden para talep edilmesi ve alınması bizim için de son derece üzücüdür. Ancak vekil olarak, dolandırılan müvekkilin mağduriyetini gidermek ve kaptırdığı parayı müvekkile ödemek gibi bir yükümlülüğümüz bulunmamaktadır. Hiçbir vekilin ya da şirketin böyle bir yükümlülüğü bulunamaz.
Müvekkil, tescil bildirimimize süresi içinde dönüş yapmayıp, süre dolduktan sonra bize ulaşarak, hali hazırda bir mağduriyet yaşadığını, bize başta zaten ödeme yaptığını, bu mağduriyetini gidermek üzere kendisine yardımcı olmamız gerektiğini ve işlemlerini bitirmemizi istediğini ifade etti. Ancak vekil olarak dolandırıcılar sebebiyle mağduriyet yaşamış bir müvekkilin TürkPatent’e ödenecek tescil harcı ya da başka bir işlemini üstlenmek gibi de bir yükümlülüğümüz bulunmamaktadır.
Müvekkile defalarca kez açıklamamıza karşın, kendisi ısrarla “sistemimizde bir açık olduğunu, bu nedenle kendi bilgilerinin çalındığını” beyan etmekte, buradaki şikayetinde de dile getirmektedir. Bu itham tamamen asılsızdır. Bizim kullandığımız sistem kapalı bir programdır, kendisinin ya da başka bir müvekkilin bilgilerinin çalınması mümkün değildir. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun sitesinde, internet kullanan herkesin ulaşabileceği şekilde markalar, başvuru sahipleri, vekilin adı ile vekil firmaların adları açık bir şekilde yayınlanmaktadır. Bu bilgilerin elbette TürkPatent tarafından herkese açık bir şekilde yayınlanması gerekir ki ilgili tarafların markaları inceleyebilmesine imkan tanıyan bilgilerdir. Diğer yandan, günümüzde şahıs ya da şirket olsun bir tacirin telefon bilgilerine internetten ulaşmak oldukça kolaydır. Son zamanlarda sektörümüzde dolandırıcılık olayları ciddi oranda artış göstermiştir. Yalnızca Kupon Patent olarak bizim değil, sürekli istişare halinde olduğumuz diğer vekil meslektaşlarımızın müvekkillerine de telefonla ciddi saldırılar söz konusudur. Bu mesele Türk Patent ve Marka Kurumu ve tüm vekillerin malumudur, firmamıza özgü değildir. Bu dolandırıcıların, kimi zaman TürkPatent’in sitesinde yayınlanmayan, herkese açık olmayan bilgilere dahi ulaşabildiği görülmektedir. Dolandırıcıların, marka sahiplerinin herkese açık olmayan detaylı bilgilerine nereden ve nasıl ulaştığı ise hala büyük bir muammadır ve özellikle biz vekiller için büyük bir merak konusudur. Zira mağdur edilen yalnızca marka sahipleri değil, firmalarının isimleri kullanılarak dolandırıcılık eylemi gerçekleştirilen, buna bağlı olarak mevcut olayda olduğu gibi itibarları tehlikeye atılan bizim gibi vekil firmalardır. Dolandırıcıların numaraları çok hızlı değiştiği için bugüne dek soruşturmalardan da kayda değer bir sonuç çıkmamıştır. Bu oldukça ciddi bir mesele olup, bu şikayet konusunda olduğu gibi marka sahipleri ile vekilleri karşı karşıya getiren, ciddi mağduriyetlere neden olan, marka sahiplerinin vekillere ve Sınai Mülkiyet Hukuku’na güvenini sarsan büyük bir sorundur.
Yorumlar