Laiklik İlkesine Aykırı Hizmet Kısıtlaması
Bugün 20 Mart 2025 tarihinde, dışarıdayken karnım acıktı ve Komagene Çiğköfte'nin Hüdavendigar 3, Demet Sk. 20/A, 16090 Osmangazi/Bursa şubesinde sipariş verdim.
Ancak dükkanda çalışan yetkili kişi siparişimi alırken, Ramazan ayı nedeniyle oturarak yemek yiyemeyeceğimi, sadece paket servis alabileceğimi söyledi. Bu durum anayasanın laiklik ilkesine açıkça aykırı olduğunu, hayrola şeriat devleti mi burası, Türkiye laik bir devlet. Laik bir devlette böyle bir şeyin uygulanması saçmalık dedim.
Bunun üzerine, aynı markanın farklı bir şubesine giderek aynı yasağın orada uygulanıp uygulanmadığını kontrol etmek istedim. Ancak bu ikinci şubede bana herhangi bir kısıtlama getirilmeden siparişimi alıp yemek yiyebildim.
Bugün yaşadığım bu kötü olay, durum birkaç açıdan ciddi sorunlar barındırıyor:
Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın temel ilkelerine aykırı.
Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir devlet olduğu açıkça belirtilmiştir. Kamusal alanda dini kurallara dayalı bir kısıtlama uygulanamaz.
Madde 10: Kanun önünde eşitlik ilkesi, tüm vatandaşlara eşit hizmet sunulmasını gerektirir. Bir kişinin dini inançlarına göre hizmet alıp almaması belirlenemez.
Madde 24: Din ve vicdan özgürlüğü, bireylerin inançlarına veya inançsızlıklarına saygı gösterilmesini zorunlu kılar. Hiçbir işletme bir dine dayalı zorunluluk getiremez.
Madde 122: Ayrımcılık yasağı, din, mezhep veya inanç temelli ayrımcılığın cezai yaptırımı olduğunu ifade eder.
Ayrıca, Tüketici Hakları'na da aykırı bir uygulama söz konusu. Kamuya açık bir işletme, müşterilerine inanç temelli bir hizmet kısıtlaması getiremez. Tüketicinin korunması hakkında kanun çerçevesinde herkes eşit hizmet almalıdır.
Eğer bu karar Komagene’nin kurumsal bir politikasıysa, açıkça laiklik karşıtı ve ayrımcı bir uygulamadır. Eğer şube işletmecisinin bireysel kararıysa, firmanın bu konuda açıklama yapması ve denetim sağlaması gerekir.
Konuyla ilgili olarak CİMER’e resmi bir şikayette bulundum. Benzer bir durum yaşayan herkesin de ses çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Bu tür uygulamaların normalleşmesi, ileride daha büyük kısıtlamaların kapısını aralayabilir.















