Clariant Türkiye Köyümüzü Yaşanmaz Hale Getirmiştir



Ben Çankırı ili Orta ilçesi Büğdüz köyü sakini olarak Clariant Türkiye’nin köyümüz çevresinde yürüttüğü madencilik faaliyetlerinden duyduğumuz ciddi rahatsızlığı belirtmek istiyorum. Firma yıllardır bölgemizde maden çalışmaları yapıyor, son 2 senedir ise çalışmalarını köyümüzün yalnızca yaklaşık 180 metre yakınına kadar getirerek adeta köyümüzü yaşanmaz hale getirmiştir.
Çalışma esnasında oluşan yoğun toz ve toprak, rüzgarla birlikte bütün köyü kaplıyor ve köy içinde nefes almak, dışarıda bulunmak, günlük hayatı sürdürmek çok zorlaşıyor. Sürekli toz altında kalmamız hem sağlığımızı hem de yaşam kalitemizi olumsuz etkiliyor, köyde yaşam şartları tamamen ağırlaşmış durumda.
Firma daha önce köyün yaklaşık 4 kilometre ilerisinde çalışmalar yürütürken, yeni keşifler sonrası köyümüze doğru ilerleyerek önce mal sahiplerine teklif götürmekte, kabul edilmemesi durumunda ise kamulaştırma yolunu şart koşmakta ve bu şekilde topraklarımıza fiilen el koymaktadır. Bu süreçte köy halkının gerçek iradesi ve rızası hiçe sayılmakta, canımızdan çok değer verdiğimiz topraklarımızdan uzaklaştırılmak istenmekteyiz. Bundan sonra köyün hangi bölümlerinde kamulaştırma yapılacağını ve bu sürecin ne kadar devam edeceğini de bilmediğimiz için köyümüzün tamamen elden gideceği korkusunu yaşamaktayız.
Ayrıca, yürütülen faaliyetlerde açılan çukurların kapatılmadığı, çevre düzeninin bozulduğu ve ciddi bir çevre kirliliği oluştuğu da açıkça görülmektedir. Köyümüzün etrafındaki doğal yapının bozulması ve düzensiz, kontrolsüz görüntü, hem bugünümüzü hem de geleceğimizi tehdit etmektedir.
Daha önce bu konuyla ilgili CİMER üzerinden şikayetlerde bulunduk; ancak bugüne kadar somut bir sonuç alamadık. Devletin kamulaştırma kanunlarına dayanılarak istemediğimiz halde köyümüzün dibinde faaliyet yürütülmesine ve topraklarımızın elimizden alınmasına devam edilmektedir.
Köy halkı olarak talebimiz çok nettir: Clariant Türkiye’nin Büğdüz köyü ve yakın çevresindeki madencilik faaliyetlerinin tamamen durdurulmasını, firmanın köyümüzden çıkarılmasını ve çevre ile mülkiyet haklarımızın korunmasını istiyoruz. Bizim ihtiyacımız para değil, dedelerimizden kalan toprak bütünlüğümüze sahip çıkmaktır. İlgili kurumların bu durumu yerinde inceleyerek hem çevresel etkileri hem de kamulaştırma süreçlerini detaylı biçimde araştırmasını ve bu haksızlık olarak hissettiğimiz uygulamaların sona erdirilmesini talep ediyoruz.







