Veteriner Klinikte Yaşanan İhmal Ve Kedi Ölümü İçin Açıklama Talebi
Şekerpare’nin Başına Gelenler: Cevap Bekleyen Sorularımız Var
Biricik kızım Şekerpare’yi veterinere götürdüğümüzde tek belirtisi salya akıntısıydı. Ş***** isimli veteriner hekim, kalisivirüsten şüphelendiğini ve bunun erken teşhis olduğunu söyledi. Bize, “İyileştiririz, merak etmeyin.” diyerek umut verdi. İlaç yazıp gönderdi ve her gün antibiyotik yapılması gerektiğini belirtti.
Beş gün boyunca antibiyotik tedavisi uygulandı, ayrıca evde verilen ilaçları da düzenli olarak kullandık. Ancak Şekerpare’nin durumu iyileşmek yerine giderek kötüleşti. Bunun üzerine veterinere giderek klinikte yatılı tedavi görmesinin mümkün olup olmadığını sorduk. Ş***** Hanım, “Ben size söyleyecektim ama kabul etmezsiniz diye teklif etmedim.” dedi. Bunu duyduğumuzda, biz kendimiz sormasaydık Şekerpare’nin evde daha da kötüleşmesini mi bekleyecektik diye düşünmeden edemedik.
Şekerpare klinikte yatmaya başladıktan sonraki ilk haftanın sonunda, ağzındaki yaraların geçtiği ancak salya akıntısının devam ettiği söylendi. Salya akıntısını bir türlü durduramadıklarını, bir hafta daha kalırsa iyileşmiş olacağını belirttiler. Biz de kızımızın iyileşeceğine inanarak kabul ettik. Bu süreçte klinik için ödeme yapmaya devam ettik.
İkinci haftanın sonunda ise ağzındaki yaraların yeniden oluştuğu söylendi. Ş***** Hanım, üniversitedeki hocasıyla görüştüğünü ve hocasının böbrek ve karaciğer değerlerine bakılmasını önerdiğini belirtti. Biz de gerekli tetkiklerin yapılmasını kabul ettik. Ancak Şekerpare’nin klinikte kaldığı bu iki haftalık süreç boyunca, bildiğimiz kadarıyla böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla bir kez bile kan alınmamıştı.
Kan alınacağı günün sabahında bilgi almak için kliniği aradım. Bana, Ş***** Hanım’ın o gün hasta kabul etmeyeceği söylendi. Aradan yaklaşık yarım saat geçtikten sonra Ş***** isimli kişi bizi arayarak, “Arkadaşlar size şaka yapmışlar, Ş***** Hanım geliyor.” şeklinde konuştu. Böyle ciddi ve hassas bir süreçte bizimle bu şekilde konuşulması ayrıca üzücüydü.
Yaklaşık iki dakika sonra Ş***** Hanım aradı. Bir test kiti olduğunu, bu testin yapılacağını ve Şekerpare’den kan alınacağını söyledi. Aradan yalnızca 10 dakika kadar geçmişti ki bu kez Şekerpare’nin kan alınırken fenalaştığı ve entube edileceği haberi verildi. Bundan yaklaşık iki dakika sonra ise kızımızın hayatını kaybettiği söylendi.
Biz henüz ne olduğunu anlamaya, yaşadığımız şoku atlatmaya ve acımızı yaşamaya çalışırken, birkaç saat sonra tekrar arandık ve cenazeyi almaya gelip gelmeyeceğimiz soruldu. Geleceğimizi söyledik. Ardından konuşmanın arasına, “Bu arada bilginiz olsun, akciğerine mama kaçmış, entube edemedik. O yüzden öldü.” şeklinde bir açıklama sıkıştırıldı.
Şekerpare’yi veterinere götürdüğümüzde tek şikayeti salya akıntısıydı. İyileşeceğine inandık, söylenenlere güvendik ve iki hafta boyunca tedavi görmesi için onu kliniğe emanet ettik. Ancak kızımızı kaybettik. Üstelik ölümünden hemen önce ne yaşandığı, kan alınırken neden fenalaştığı, entübasyonun neden gerçekleştirilemediği ve akciğerine mama kaçtığı iddiasının neye dayandığı konusunda hâlâ cevap bekliyoruz.
Bizim için Şekerpare yalnızca bir kedi değildi. O, biricik kızımızdı. Onu iyileşeceğine inanarak emanet ettik. Şimdi ise hem tarifsiz bir acıyla yaşıyoruz hem de bu sürecin nasıl bu noktaya geldiğini anlamaya çalışıyoruz.
Şu soruların açık ve somut yanıtlarını istiyoruz:
* Şekerpare’nin durumu iki hafta boyunca nasıl takip edildi? Hangi muayeneler ve tetkikler yapıldı?
* Böbrek ve karaciğer değerlerinin değerlendirilmesi neden ancak ikinci haftanın sonunda gündeme geldi?
* Kan alınırken Şekerpare’nin fenalaşmasına ne sebep oldu?
* Entübasyon neden gerçekleştirilemedi? Bu girişim sırasında tam olarak ne yaşandı?
* Akciğerine mama kaçtığı iddiası nasıl tespit edildi ve bunun ölümündeki rolü neydi?
* İki haftalık tedavi sürecine ilişkin tüm tıbbi kayıtlar, uygulanan ilaçlar, yapılan işlemler ve kan alınması sırasında yaşananlar eksiksiz şekilde açıklanacak mı?
Biz kimsenin hakkında dayanaksız bir hüküm verilmesini istemiyoruz. Ancak yaşananların aydınlatılmasını, sorularımızın yanıtlanmasını ve varsa ihmalin ortaya çıkarılmasını istiyoruz.
Şekerpare artık aramızda değil. Ama onun başına ne geldiğini öğrenmekten vazgeçmeyeceğiz. Bir canı emanet ettiğimiz yerde yaşananların açıklığa kavuşturulmasını ve hiçbir sorunun cevapsız bırakılmamasını istiyoruz.



