Noas’dan iş için 100 W’lik bir projektör aldık. Arkadaş kablosunu biraz sert çekmiş olacak ki cihaz bir anda temassızlığa geçti. Biz de “ufak bir şeydir, kendimiz çözeriz” dedik. Cihazın kapağını açmak istedik ama ne vida var ne tırnak. Sağ çevirdik olmadı, sola çevirdik olmadı. Düğün pastası gibi dönüyor ama açılmıyor.
En sonunda sinirler tavan yaptı. “Camını kırarız da içini öyle açarız” dedik. Aldık çekici, bir vurdum olmadı, arkadaş bir daha vurdu yine olmadı. En son 10 kiloluk taş attık—taş sekip suratımıza geldi. Projektör değil, kale burcu mübarek.
Pes ettik mi? Etmedik. Bu sefer spiral makineyle arkadan keselim dedik. O da patladı. Taş fırlayıp arkadaşın kalçasına saplandı. Hastaneye kaldırdık. Şu an cihazı tamir etmek isterken bir kişi sakat, projektör hâlâ duvar gibi duruyor.
Yani şimdi size sormak lazım: Bu neyin inadı? Madem bu kadar sağlam yapacaksın, bari açılır bir kapağı olsun. Biz füze savunma sistemi almadık, sadece projektör istedik. Açamadık diye taşla dövüyoruz, spiral sürüyoruz. Ciddi ciddi cihazla kavga ettik, pes etmedik ama cihaz galip geldi.
Lütfen bir dahaki ürünlerinizi üretirken içine sadece ışık değil biraz da merhamet koyun. İnsan bir kapağa bir tırnak koyar. Yok illa sağlam olsun diyorsanız gidin tank üretin. Biz de bindiğimiz araçlarda sizin projektör gibi güvende hissederiz.
Ama ne olur, onu da üretirken kaputu açılır yapsınlar. Kurban olayım.
Yorumlar