Ankara Altındağ’daki Özel Kanuni İlköğretim Okulu bünyesinde velisi bulunduğum öğrencim, sınıf öğretmeni g* Y*’nin tutumları ve okul müdürü t* E*’nin kayıtsız yaklaşımı nedeniyle, Muradiye Eğitim Kurumları vizyonuna yakışmayan şekilde, 2025-2026 eğitim döneminde 4. Sınıfta başka bir okula zorunlu olarak nakledilmek durumunda kalmıştır. Aşağıda belirttiğim hususların kurum tarafından ciddiyetle ele alınmasını ve gerekli incelemenin başlatılmasını talep ediyorum.
1) Öğrencimin maruz kaldığı akran zorbalığı durumu okul idaresine defalarca iletilmesine rağmen, okul müdürü t* E* Ve müdür yardımcısı h* K* Tarafından “çocuğun Hayal Dünyası” denilerek geçiştirilmiş, yapıcı bir çözüm üretilmek yerine bize yalnızca “okul değişikliği” önerilmiştir. Bu süreçte çocuğum kendisini okulda güvende hissetmemiş, kurumun öğrenciyi koruyucu bir yaklaşım sergilemediğini deneyimlemiştir.
2) (b) şubesinde görevli sınıf öğretmeni g* Y*, öğrencimi sınıf ortamında arkadaşlarının önünde “algıların zayıf” gibi ifadelerle rencide etmiş, tekrarlayan baskıcı ve kırıcı tavırlarıyla çocuğumda belirgin bir kaygı düzeyi oluşmasına sebep olmuştur. Bu süreç, çocuğumun psikolojik olarak yıpranmasına yol açmış ve profesyonel destek almak üzere uzman bir psikoloğa başvurmamızı zorunlu kılmıştır. Sınıf mevcudunun yıllar içindeki azalması incelendiğinde, öğretmenin tutum ve davranışlarının öğrenci ve veliler üzerindeki olumsuz yansımalarının daha net görüleceği kanaatindeyim.
3) Ayrıca ilkokul seviyesindeki öğrencilere her hafta deneme sınavları uygulanmış, sınıf içinde öğrenciler birbirleriyle akademik başarı üzerinden kıyaslanarak baskı altında bırakılmıştır. İyep uygulamasının, destek amacı dışına çıkarak keyfi ve ölçüsüz bir mekanizma haline gelmesi öğrencilerin ruh hâlini olumsuz etkilemiştir.
4) Sınıf ortamında, reklam engelleyici herhangi bir önlem olmadan Youtube.com üzerinden içerik izletilmesi sonucu, çocuklar kontrol edilmeyen reklamlarla karşı karşıya bırakılmıştır. Bunun yanında, pedagojik açıdan değerlendirilip uygunluğu netleştirilmemiş animasyon filmlerinin (Luca, Charlie’nin Çikolata Fabrikası vb.) sınıf ortamında kontrolsüz biçimde izlettirilmesi de bizi son derece rahatsız etmiştir.
5) Son olarak, veli toplantısında sınıf öğretmeni g* Y*’nin “Benim çocuğum bu okulda okuyor, beni idareye şikayet edemezsiniz, isterseniz çocuğunuzu okuldan alabilirsiniz” şeklindeki, kurumun imkan ve menfaatlerinden yararlanırken kendisi dışındaki veli ve öğrenci kitlesini adeta yok sayan ifadesi, hem veliyi hem öğrenciyi dışlayıcı ve kırıcı bir üslup olarak tarafımızca son derece rahatsız edici bulunmuştur. Daha da önemlisi, bu görüşmenin içeriği okul idaresine “olumlu geçen bir görüşme oldu” şeklinde yansıtılarak gerçek durumun üstü örtülmüştür.
Tüm bu nedenlerle, belirtilen öğretmen ve ilgili idari kadro hakkında kurum içi kapsamlı bir inceleme yapılmasını, benzer durumların başka öğrenciler için tekrar etmemesi adına gerekli tedbirlerin alınmasını ve sonuçla ilgili tarafıma yazılı ve somut bir geri dönüş sağlanmasını talep ediyorum. Konuyla ilgili görülen gerekli evraklar ilgili kurumlara iletilmiştir.
Yorumlar