17 Ekim'de gidiyorum. 1 ay önce. 1 hafta önceden provaya çağırıyorlar, ben hatırlayıp da ayaklarına gidiyorum. Kasım indirimi yapıyorlar, alıyorlar. Peşin paraları hanımefendi sonra yüzünüze bakmıyor. Atölyede yoğunluk varmış... Benim elbisemin dikimi niye son haftaya kalıyor? Cuma günü teslim alacaksınız deniyor. Cuma gidiyorum, fermuarı yok. Boncuğu yok. Hadi prova alıyorlar. Kabinde bile giymedim elbiseyi, bakın aradan çıkarmak için mutfağa giden yerde giydim. M** hanım, oldu mu diye sorup elbiseye dokunmuyor dedim, yaparlar. Herhalde bilindik yer, bana bir fermuarı dikmek için 'yarın gelin alın' diyorlar.
Dedim, gelemem, kurye ile yollarız deniliyor. Sabah mesaj atıyorlar, 5'e doğru elinizde olur diye, gece 00.30'da geliyor. Elbise ki o saatte kurye çalıştığını yersen. Elbise olmuyor ya, böyle terbiyesizlik yok. Böyle pis para kazanma yok. Parayı peşin alıyorlar. Saat 2'deki ablamın nikahı için ben 10'da AVM kapısına gidip elbise alıyorum. Kumaş poşetinde yolladıkları elbiseyi mağazalarına veriyorum. Bu elbise 7000 TL kiralanıyor. Kimse parayı daldan toplamıyor. 7000 TL'nin hakkı o değil be. Zara'ya gidiyorsun, bir t-shirt alıyorsun, karton poşete koyuyorlar. Hanımın mağazasına gidiyorum, 1 haftadır yok zaten, ne aramalara ne mesajlara geri dönüş... Yağmurda sırılsıklam gittim. Para iadesi yapamıyormuş. Satış sorumlusunu aramaya bile tenezzül etmedi. Zorla arattık, neymiş çalışanını rehin alamazmışım, yapamazmışım, beni kovuyormuş. Saygısızın teki. Ben senin çalışanına hakaret mi etmişim, saldırmış mıyım, saf gibi kelimeler kullanmış mıyım? Geliyorsun bana roman diyorsun. Mahkemede görüşeceğim ama bu işin peşini bırakmam.
Yorumlar