Bebek Ultrason Raporunda 33 Mm Ölçüm Hatası Ve Hekim İhmali Aileyi Yıktı
27 Haziran 2026 tarihinde, henüz 50 günlük olan bebeğimizi rutin kontroller kapsamında İstinye Üniversitesi Medical Park Hastanesi’ne götürdük. Radyoloji bölümünde çekilen böbrek ultrasonografisi sonucunda sol böbrek pelvis AP çapı raporda 33 mm olarak yazıldı ve bu rapor Doç. Dr. A. G. tarafından imzalandı. Bu ölçüm, 50 günlük bir bebek için çok ağır bir organ hasarı ve ameliyat ihtimali anlamına geldiği için eşimle birlikte 20 gün boyunca evimizde tarif edilemez bir psikolojik yıkım yaşadık. Geceleri uykusuz kaldık, bebeğimizin yüzüne bakarken gözyaşı döktük, böbreğini kaybetme korkusuyla günlerce kabus gördük.
17 Temmuz 2026 tarihinde yapılan kontrol ultrasonunda ise bebeğimizin böbrek çapının aslında 2,4 mm olduğu, yani tamamen normal ve sağlıklı olduğu ortaya çıktı. Aradaki fark küçük bir sapma değil, tam 14 katlık fahiş bir hatadır. Konuyu CİMER üzerinden resmi makamlara taşıdığımızda, hastanenin ve ilgili doktorun savunmasında kendi ölçümlerinin 3,3 mm olduğunu, raportör sekreterin klavyede yanlışlıkla 33 mm yazdığını kabul ettiklerini gördük. Yani hayati öneme sahip bir bebek raporu hazırlanırken, hem sekreterin bariz hatası hem de uzman hekimin bu raporu kontrol etmeden imzalaması nedeniyle ailecek ağır bir travmaya sürüklendik.
Uzman bir radyoloji hekiminin, 50 günlük bir bebeğe ait bu kadar kritik bir raporu okumadan ve kontrol etmeden imzalamasını, ardından da bu durumu “sekreter yanlış yazmış” ifadesiyle geçiştirmesini asla kabul etmiyorum. İnsan hayatı ve özellikle bir bebek sağlığı bu kadar ucuz olamaz. Bir ailenin 20 gün boyunca yaşadığı ağır psikolojik eziyetin, kaygının ve uykusuz gecelerin bedelini kim ödeyecek? Üstelik bu kadar açık bir skandala rağmen, aylar geçmesine karşın hastaneden tek bir samimi özür dahi gelmemiş, yalnızca oyalayıcı “size döneceğiz” cümleleriyle süreç geçiştirilmiştir.
Hastaneden ve ilgili hekimden, yaptıkları bu ağır hatayı resmi olarak kabul edip kamuoyuna ve bize yönelik açık ve samimi bir özür yayınlamalarını, bu süreçte yaptığımız tüm tıbbi başvurular, kontroller ve diğer harcamalar dahil olmak üzere maddi zararlarımızın eksiksiz karşılanmasını ve yaşadığımız derin manevi zararın tazmini için gerekli adımların atılmasını talep ediyorum. Ayrıca konuya ilişkin olarak iki basın kanalıyla iletişime geçtiğimi ve hafta içinde hastanede görüntülü kayıt yapılmasının planlandığını, bu sürecin kamuoyu ile de paylaşılacağını belirtmek istiyorum. Aksi halde Tüketici Hakem Heyeti ve idari yargı nezdinde tüm yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağımı bildiriyorum.













