Gaziantep Mahmudiye İsabet Okulları’nda 2025–2026 eğitim‑öğretim yılında 1. sınıfta okuyan 7 yaşındaki kızımı öğretmeni, sadece hiperaktif olduğu için sürekli dışlayarak psikolojik baskıya maruz bırakmıştır. Kızımı derste anlamaya ve desteklemeye çalışmak yerine, onu sınıftan çıkarmayı tercih etmiş, kendisini sakince dinleyen çocukları “örnek” gösterip çocuğumu saf dışı bırakmıştır. Bu yaklaşım bir eğitimcinin ne mesleki etik anlayışına ne de insan vicdanına sığmaktadır.
Ben çocuğumun hakkını savunup arkasında durduğum için adeta suçlu ilan edildim. Çocuğumu okula emanet ederken ona gözleri gibi bakmalarını, özellikle de dini bir okul olduklarını iddia ettikleri için önce vicdan ve merhametle yaklaşmalarını beklerken, kızım hem öğretmen tarafından dışlanmış hem de sonunda okuldan tamamen uzaklaştırılmıştır. Tüm bu süreç sadece sözlü bildirimlerle yürütülmüş, tarafıma hiçbir resmi belge, tutanak ya da yazılı karar iletilmemiştir.
Okul yönetimi, kızımın sınıfta durmamasını gerekçe göstererek disiplin kurulunu toplamış ve aynı gün içinde çocuğumun okuldan çıkarılmasına karar verdiklerini söylemiştir. Bu kadar küçük yaşta, desteğe ve ilgiye en çok ihtiyaç duyduğu dönemdeki bir çocuğun, çözüm üretilmeden, pedagojik hiçbir destek verilmeden okuldan uzaklaştırılması kabul edilemez bir tutumdur.
Ben bir veli olarak kızımın maruz kaldığı psikolojik şiddetin ve dışlanmanın takipçisi olacağım. Sorumlu öğretmen hakkında gerekli idari ve mesleki işlemlerin yapılmasını, bu tutumun incelenmesini ve başka çocukların da benzer bir mağduriyet yaşamaması için gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyorum.
Yorumlar