Ekmas Yapı firmasının Dikili projesinden a-2-9 numaralı bağımsız bölümü 28.11.2023 tarihinde peşin ödeme ile satın aldım. Satın alma sırasında tarafıma, konutun azami beş ay içinde teslim edileceği beyan edildi ve ben de tüm planlamamı, birikimimi ve beklentimi bu süreye ve verilen bu sözlere güvenerek şekillendirdim.
Aradan geçen süreye rağmen konut tarafıma teslim edilmediği gibi, aynı proje yeniden satışa çıkarıldı. Üstelik artık teslim tarihi olarak Aralık 2028’den bahsedildiği ifade ediliyor. Bu durum, basit bir gecikmenin ötesinde, kurulan güven ilişkisinin ciddi biçimde zedelenmesi anlamına gelmektedir.
Süreç boyunca firma ile telefon, e-posta ve diğer iletişim kanalları üzerinden defalarca görüştüm. Bana sadece ikinci bir sözleşme hazırlanacağı ve bunun da 15 gün içinde tarafıma sunulacağı söylendi; ancak somut, bağlayıcı ve tatmin edici bir çözüm ya da net bir resmi taahhüt verilmedi. Bu belirsizlik, hem ekonomik hem de psikolojik açıdan yıpratıcı bir sürece dönüşmüştür.
Ayrıca firma, sözleşmeye sosyal medya ve internet ortamında şikayet edilmesi halinde yaptırım uygulanacağına dair bir madde eklemiş durumda. Bu caydırıcı hüküm sebebiyle pek çok kişinin şikayetini geri çektiğini veya şikayet dahi edemediğini görüyorum. Bu tür bir maddenin, tüketicilerin sesini kısmaya, yaşanan mağduriyetlerin görünür olmasını engellemeye ve insanların bu yolla para toplanmasına zemin hazırladığı kanaatindeyim.
Bu metni bir suçlama diliyle değil, açık bir hatırlatma ve uyarı olarak kaleme alıyorum. S*** t**** olarak beklentim; sözleşmeye, verilen beyanlara ve ticari ahlaka uygun şekilde hareket edilmesi, konutun ilk taahhüt edilen koşullara göre makul sürede teslim edilmesi veya doğan mağduriyetimin makul ve ivedi biçimde giderilmesidir. Ayrıca, internet ve sosyal medya şikayetlerini baskı altına alan sözleşme maddesinin gözden geçirilmesini ve tüketicileri susturan bu yaklaşımın son bulmasını talep ediyorum.
Aksi halde, hem kendi adıma hem de benzer durumda olan diğer tüketiciler adına, yasal yollara ve ilgili mercilere başvurmak dahil olmak üzere haklarımı korumak için tüm imkanların mevcut olduğunu üzülerek hatırlatmak zorunda kalıyorum. Dileğim, bu sürecin daha fazla yıpratıcı hale gelmeden, sağduyu ve sorumluluk çerçevesinde çözüme kavuşturulmasıdır.
Yorumlar