T. C. Cumhurbaşkanlığı Sözleşmeyi Fesih Ettiğim Halde Evimi Boşaltmayan Polis Memuru

Aynı apartmanda oturduğum, sözleşmeyi feshettiğim halde 10 aydır evimi terk etmeyen 12 yıllık kiracım, Çanakkale emniyet müdürlüğü'nde polis memuru h*** ve ailesi, bu süreçte eve ihtiyacı olan kızım, eşi ve 11 ile 5 yaşındaki torunlarımı mağdur ettiler.
Yetmedi, apartmanda kavga çıkardılar, iftira attılar. Polis memuru olmasına rağmen, kapımızın önünden geçerken tehditkar tavırlar sergilediler ve balkonda oturduğumuzda üzerimize kir atıyorlar. Bilinçli şekilde sürekli huzur ve sükuneti bozan hareketler yapıyorlar. 71 yaşında ve ileri seviye kalp hastası olduğum için sürekli hayati endişe duyuyorum. 70 yaşındaki eşim bu olaylar nedeniyle stres ve korku sebebiyle mide kanaması geçirdi.
Torunlarım evde ve apartman içerisinde büyük korku yaşamaktalar. Torunum psikolojik tedavi görmeye başladı. Damadım askeri personel ve ani gelişen sağlık durumu sebebiyle malul emeklilik durumu ile karşı karşıya kaldı, bu yüzden kızıma verdiğim eve ihtiyaç doğdu ancak kiracım yüzünden 10 aydır eşyalar depoda kaldı. Ayrıca, damadıma mesleği ile ilgili olmamasına rağmen iftira atılarak onun mesleki itibarıyla oynanmaya çalışıldı. Bu süreçte aynı evi paylaşmak zorunda kalan çocuklarım aylardır bir odada kanepede yaşamak zorunda kaldılar. Kiracımın eşi b. G., kızıma sürekli olarak 'bak ben sana daha neler yapacağım, bunun sonrası da var' gibi tehditler savuruyor.
Tüm bu iddiaların delilleri elimde mevcut. Yıllarca emek vererek edindiğim evimde tehdit ve zorbalıklar sebebiyle huzur bulamıyoruz. Aramızda tahliye ve ceza davaları da bulunuyor. Bu konuyu emniyetteki yetkililere bildirdim ve polis memurunun mesleğine aykırı hareketlerde bulunması nedeniyle yardım talep ettim fakat bir sonuca ulaşamadım.
Biz, sıradan vatandaşlar olarak, topluma örnek olması gereken polis ve ailesi tarafından yapılan zulümlere karşı korunmaya çalışıyoruz. Kendi evimizde huzurlu yaşayabilmek için apartmana güvenlik kamerası sistemi kurduk. Ancak bu bile yeterli olmuyor. Kamera olduğunu bilmelerine rağmen, 'kimseden korkmuyorum' dercesine sataşmaya devam ediyorlar. Maalesef süreç çok uzun sürdü ve zulme uğramaya devam ediyoruz. İhtarları geri çeviriyor, muhtardan aldığı halde 'almadım' diyerek ve olayla ilgili olmayan tanıkları yazdırarak süreci uzatıyorlar. Artık dayanacak gücüm kalmadı.














