Okul Yönetiminde İletişim Eksikliği Ve Velilere Saygısız Davranış
Kızım 3 yıl boyunca Çengelköy Berrak Anaokuluna devam etti. İlk kayıt yaptırdığımız dönemde okul müdürü Ö**** Hanım'dı. İletişimi güçlü, velileri zamanında ve eksiksiz bilgilendiren, soru sormaya ihtiyaç bırakmayacak şekilde açıklamalar yapan bir yöneticiydi. Bu nedenle okuldan oldukça memnunduk. Ancak okul müdürlüğünün V***** Hanım'a geçmesiyle birlikte yaşadığımız deneyim tamamen değişti.
V***** Hanım, eleştiriye açık olmayan, velilerle iletişim konusunda ciddi sorunlar yaşayan ve olumsuz bir durum dile getirildiğinde konuşma üslubu belirgin şekilde değişen bir yönetim anlayışına sahip. Velilerin görüş ve önerilerini değerlendirmek yerine bunları kişisel algıladığını düşündüren birçok olay yaşadık.
Öğretmen değişiklikleri çoğu zaman son ana kadar velilerle paylaşılmadı. Çocukların severek katıldığı oyuncak günü, "fazla oyuncak getiriliyor" gerekçesiyle kaldırıldı. Bunun yerine çocukların beklentilerini de gözeten farklı bir çözüm üretilebilirdi.
Marangozluk atölyesinde çocuklar aşama aşama araba yaparlarken kızım rahatsızlığından dolayı bir derse gitmediği gün arabanın tekerlerini takmışlar. Arabayı boyama yaptıkları gün bütün çocuklar arabasını boyarken kızıma düz tahtayı boyatmış. Eksik parçanın tamamlanıp onun da diğer arkadaşları gibi kendi arabasını boyaması sağlanabilirdi. Ama yapılmadı, çocuk odaklı bir yaklaşım beklerdik. V***** Hanım ın eğitim anlayışı… Bu durum çocuk için çok üzücüydü.
Geçtiğimiz yaz okulunda da benzer iletişim sorunları yaşandı. Karne gününde yaz okulu programıyla ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı için kendisine mesaj atarak bilgi rica ettim. Bunun üzerine gün içinde duyuru paylaşıldı. Duyuruda belirtilen saatlerin çalışan anne-babalar açısından uygun olmadığını nazikçe ifade ettiğimde ise üslubun değiştiğini gördüm. Hatta bana, "Karşınızda çocuğunuzun bakıcısı yok." şeklinde bir ifade kullanıldı. Bu yaklaşımı doğru bulmadığımı duyurunun eksik bilgilendirme ile yapıldığını belirtmeme rağmen aynı üslupla iletişim devam etti. Bu olaydan sonra okul ile iletişimi eşim yürütmeye başladı. Buna rağmen kızımı okuldan almayı düşünmedik; çünkü öğretmenini ve arkadaşlarını çok seviyordu.
Okulda öğretmenlerle doğrudan iletişim kurulması da istenmiyor. Daha önce kullanılan iletişim kanalları sınırlandırılarak velilerin her konuda yalnızca müdürle iletişim kurması beklendi. Oysa çocuğumuzun gün boyunca birlikte olduğu öğretmeniyle gerektiğinde iletişim kurabilmek son derece doğal bir ihtiyaçtır.
Bu yılki yaz okulu sürecinde de benzer bir durum yaşandı. Karne gününde eşim yaz okulu ve havuz uygulamasını sorduğunda havuz olmayacağı söylendi. Yaz okulu sözleşmesi gönderilirken bu konuda önceden bilgilendirme yapılabilirdi. Ancak yine yaz okulunun ilk günü havuz uygulamasının olmayacağı duyuruldu.
Son olarak yeni dönem kayıt sürecinde yaşadığımız olay, okul hakkındaki düşüncelerimizi tamamen değiştirdi. Kayıt yenilemek ve ödeme yapmak amacıyla iletişime geçtiğimizde, daha önce okulun bazı uygulamalarıyla ilgili görüş bildirmiş olmamız gerekçe gösterilerek "Kayıt işini biraz düşünün." şeklinde bir cevap aldık. Eşim, "Düşünmesem kayıt ve ödeme için sizi aramazdım." demesine rağmen tekrar "Siz düşünün." denildi. Bunun kayıt almak istemediğiniz anlamına mı geldiğini sorduğumuzda ise "Öğrenci seçme hakkımız var." denildi. Biz ise çocuğumuzun düzeninin bozulmamasını, sevdiği öğretmeninden ve arkadaşlarından ayrılmamasını, psikolojik olarak etkilenmemesini düşünerek kayıt yaptırmak isterken bu tavır çocuk öncelikli olması gereken bir eğitimciye yakışmıyor
Programlar, etkinlikler, öğretmen değişiklikleri ve yaz okulu gibi önemli konularda duyurular çoğu zaman son ana bırakıldı. Zamanında yapılmayan bilgilendirmeleri dile getirmemelisiniz. Çalışan anne-babalar olarak planlama yapmakta zorlandığımızı dile getirdiğimizde ise çözüm odaklı bir yaklaşım yerine rahatsız edici bir üslupla karşılaştık. Hatta bir görüşmemizde bana "Karşınızda çocuğunuzun bakıcısı yok." şeklinde bir ifade kullanıldı. Bu yaklaşımı bir eğitim kurumuna ve yöneticiye yakıştıramadım.
Eğitim kalitesinden ziyade iletişim eksikliği, eleştiriye kapalı yönetim anlayışı ve velilere karşı sergilenen yaklaşım nedeniyle hayal kırıklığı yaşadık. Birçok platformda bizim gibi yöneticiden dolayı problem yaşayan velilerin şikayetleri de mevcut. Okulu tercih edecek velilerin yalnızca eğitim programını değil, yönetim ve iletişim anlayışını da değerlendirmelerini tavsiye ederim.
Eğitime ve eğitimciye saygı duymayan, okulu kendi fikir ve düşünceleriyle yönetmeye çalışan, okulun uygulamalarını kendi doğrularına uymadığı için sürekli eleştiren bir veli profili ile karşı karşıya olduğumuzda kendilerine çizdiğimiz net tavırlar doğal olarak kişilerin hoşlarına gitmiyor. Yapılan her uygulamaya karşı çıkıp ‘benim istediğim gibi olsun’ diyen kendi istediği olmadığında kurumu karalamak için elinden geleni yapan kişilerde maalesef çok fazla var. Örneğin; 4 hafta süren marangozluk atölyesinin 3. Dersine katılmadığı için arabasının tekerleğini takamayan öğrencinin zımpara ve teker evine gönderilerek evde tamamlaması istenmişken aile bunu okulun yapmasını bekliyor ve sonrada okul yapmadığı için sorumlu tutuluyor. Ders saatlerinde öğretmenlerin veli ile değil öğrenci ile ilgilenmesi öncelikli olduğundan öğretmenlerin telefon görüşmelerini ders saatinden sonra yapıyor olması da yanlış anlatılıyor. Bu ve benzeri pek çok durumdan şikayetçi olan, yapılan uygulamalardan asla memnun olmayan veli, kayıt için aradığında ‘isterseniz kayıt için acele etmeyin eylüle daha çok var, memnuniyetsizliklerinizi gözden geçirin sonra karar verin’ denildiğinde de tepkiler verilebiliyor. Çünkü bölgenin en çok tercih edilen okuluna kayıt olabilmek bir ayrıcalıktır.






