Kampta Haksız Ücret, Engelli Ayrımcılığı Ve Hakaretli Muamele




Muğla Akyaka orman kampında yaklaşık bir ay önce çok ciddi bir mağduriyet yaşadım ve bunun hem maddi hem manevi olarak telafi edilmesini istiyorum. Kız kardeşimle birlikte yıllardır bu kampta konaklıyoruz, kız kardeşimin engelli raporu da bulunuyor. Bu yıl eşi nedeniyle birlikte gelemedik, eşyalarımız kampın yakınında bir yerde kira karşılığı bırakılmıştı. Ancak oranın sahibi işletmeyi satmış ve bizi arayıp eşyalarınızı alın yoksa atacağız demişlerdi. Bunun üzerine kuzenim ve çocukla birlikte kampa gittik.
Geçen yıldan kalan hesaplamalarda yapılan yanlışlık nedeniyle kamp yönetiminin bana borçlu olduğu bir tutar vardı. Yaklaşık 41 günlük yer parası ve 13 günlük elektrik parasına karşılık alacağım bulunuyordu. Buna rağmen bu alacağımı ödememek için kız kardeşimin orada olmayışını ve engelli raporunu da bahane ederek benden fazladan 4.600 TL daha para aldılar. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi orman çalışanları M*** ve E**** isimli kişiler beni dolandırıcılıkla suçlayıp, ödeme yapacaksınız diyerek insanların içinde jandarmayı çağırdılar ve beni herkesin önünde rencide ettiler.
Kampta adeta panayır yapar gibi etraftan insanları toplayıp olay izletir gibi davrandılar, çalışanlar etrafımı sardı, jandarma geldiğinde sanki suçluymuşum gibi araca bindirildim ve karakola götürülerek ifade verdim. Bu sırada kız kardeşim beni arayıp çocukların sınava gireceğini, eşyalarımızın atılacağını söyleyerek engelli kimlik ve raporunu verdiğini anlattı, jandarma ise telefonu yüzüne kapattı. Kamp çalışanları olay boyunca tahrik edici hareket ve cümlelerle bizi küçük düşürmeye devam ettiler, kendilerini adeta savcı hakim gibi görüp bizi yargılar bir tavır içine girdiler.
Öte yandan kampın işletilme şekli de son derece rahatsız edici. Çalışanlardan M*** isimli kişi kendi tanıdıklarının çadır parasını almadan, kayıt yapmadan kamp alanına yerleştiriyor, kendi çadırını kurup arkadaşlarına ve çevresine bedava tatil imkanı sunuyor. Aynı şekilde bu kişilerin tuvalet çukuru, mutfak, çamaşır makinesi gibi ortak alanları ücretsiz ve kontrolsüz şekilde kullanmasına göz yumuyor. Buna karşılık normal misafirlere insancıl davranılmıyor, sürekli baskı ve saygısızlık hissediliyor. E**** isimli çalışan ise büyük bir ego ile insanlara askerî bir yer gibi sürekli talimat verip, şunu yapmayın bunu yapmayın diyerek kamp ortamını huzursuz hale getiriyor.
Bu süreçte kendimi hem dolandırıcılıkla suçlanmış, hem de insan içinde küçük düşürülmüş ve tahrik edilmiş hissediyorum. Paramın üstüne adeta bir vakıf gibi çökülmüş, üstüne de haksız yere suçlanmış durumdayım. Kamptan atılma kararı alındığını ve kampın sanki çalışanların babalarının çiftliğiymiş gibi keyfi şekilde yönetildiğini görmek, insan haklarına da aykırı bir tablo oluşturuyor.
Bu yaşananlar nedeniyle benden haksız şekilde alınan tüm ücretlerin iadesini, geçmişten doğan alacağımın ödenmesini ve bu süreçte tarafıma yöneltilen haksız dolandırıcılık ithamı ile insan içinde yapılan rencide edici davranışlar için resmi bir özür talep ediyorum. Ayrıca bu tavır ve uygulamalardan sorumlu çalışanlar hakkında gerekli idari işlemlerin yapılmasını, bu tür kişinin keyfine bağlı uygulamaların sona erdirilmesini istiyorum. Bunun yanında, kamptaki mevcut misafirlerin de benzer baskı ve korku nedeniyle ses çıkaramadığını düşündüğüm için, savcılık ve ilgili merciler tarafından bu kamp işletmesi ve çalışanları hakkında kapsamlı bir inceleme ve soruşturma yapılmasını talep ediyorum. Bu çadırlara ses etmiyor fakat sesi çıkmayan insanları mağdur ediyor ve orada herkes başka iş arkadaşları ya da tanıkları engelli kartını ile indirimli giriyor bana uglygulanan yaptırım herkese uygulama hakkında şikayetçiyim







