UYAP e-Satış sistemi üzerinden özellikle araç ihalelerinde oluşan teklif ortamının, vatandaşları adeta "gaza getiren" bir yapıya dönüştüğünü gözlemliyorum. Sistem, "daha büyük oyna, daha yüksek teklif ver" hissi uyandıran bir psikolojiyle işliyor ve bu da birçok kişinin gerçek maliyeti tam görmeden acele karar vermesine neden oluyor.
Örneğin, muhammen bedeli 500 bin tl olan bir araca, daha ihale süresi dolmadan 450 bin tl teklif verilebiliyor. Bu noktada birçok kişi, aracın nihai maliyetini tam hesaplamadan, sadece teklif rakamına odaklanıyor. Ancak ihale sonuçlandığında yüzde yirmi KDV eklendiğinde, "Bu araç bana 500 bine mal olacaktı" diye düşünürken, icra müdürlüğü 100 bin tl daha KDV talep ediyor. Anahtar, ruhsat, masraflar ve diğer giderler de eklendiğinde toplam bedel 650 bin tl’ye kadar çıkabiliyor. Oysa çoğu zaman internette, KDV’siz ve daha uygun fiyatlı araç bulmak mümkün olabiliyor.
2024 yılı itibarıyla UYAP e-Satış sisteminde bu tablo, vatandaş açısından ciddi bir risk ve bilgi eksikliği yaratıyor. İnsanlar gerçek toplam maliyeti bilmeden, sadece teklif rakamları üzerinden hareket ediyor. Ayrıca satış sonrası süreçle ilgili de pek şeffaflık olmadığını, araçların geçmişinde ne gibi engeller veya sorunlar olabileceğinin çoğu zaman net bilinmediğini; hatta bazı örneklerde elektronik parça gibi kritik unsurların sökülüp sonradan ayrıca satılabildiğine dair ciddi endişeler bulunduğunu görüyorum.
Bu nedenle, bu alandaki kanuni boşlukların ve eksiklerin kanun koyucular tarafından acilen ele alınması gerektiğini düşünüyorum. İhaleye katılan vatandaşın KDV dahil tüm masrafları en baştan şeffaf ve açık bir şekilde görebilmesi, satışa konu aracın durumu ve sonrasında karşılaşabileceği hukuki ve teknik engeller hakkında detaylı bilgilendirilmesi ve sistemin teklifleri psikolojik olarak kışkırtan bir düzenden çıkarılması yönünde kapsamlı bir kanuni düzenleme talep ediyorum.
Yorumlar