TOKİ Çataltepe Arsa Projesinde Uzak Ve Yaşam Koşulları Zor Bölge Tahsisi Vatandaşları Mağdur Ediyor
TOKİ Çataltepe arsa projesinde hak sahipliğim bugün açıklandı. Dar gelirli vatandaşlara imkan sağlanacağı söylenen bu projede, dört yıla yakın süredir beklenti içinde bırakıldık; sonunda da hem çok uzak, hem de yaşam koşulları açısından son derece sıkıntılı bir bölge tarafıma tahsis edildi.
Tahsis edilen alan; geçim zorluğu yaşanacak, ulaşım ve iletişim imkânlarının neredeyse yok hükmünde olduğu, çevresi tamamen tarım arazileriyle çevrili bir bölgedir. Böyle bir yere yapılacak altyapının atıl kalacağı, kamuyu zarara uğratacağı ve verimsiz bir yatırım olacağı kanaatindeyim. Tarım açısından desteklenmesi gereken bir bölgenin yapılaşma ve kentselleşme yönünde zorlanmasını doğru bulmuyorum.
Bu süreçte gerek şikayetlerim, gerek taleplerim ilgili kurumlara iletilmiş olmasına rağmen bugüne kadar hiçbir somut adım atılmadı. Son olarak tarafıma, mevzuatta böyle bir imkan olmadığı gerekçesiyle becayiş ya da şart değişikliği talebimin olumsuz karşılandığı söylendi. Bu yaklaşım, yıllardır bekleyen vatandaşların mağduriyetini görmezden gelmek anlamına gelmektedir.
Projeyi ilk duyuran ve dar gelirli vatandaşlara verilen sözlerin en üst düzeyde sahiplenildiğini ifade eden Sayın Cumhurbaşkanı’na ve tüm ilgili kurumlara, bu sürecin sonuçlarından sorumlu olduklarını hatırlatmak istiyorum. TOKİ ve ilgili kurumların, Çataltepe arsa tahsis alanlarını belirlerken hem bölgenin gerçek yaşam koşullarını hem de kamunun kaynak kullanımını yeniden değerlendirmesini, hak sahiplerine becayiş veya şartların iyileştirilmesi yönünde makul seçenekler sunmasını ve mevcut mağduriyetimizin giderilmesini talep ediyorum.
Gelişme
Adıyaman ili Kahta ilçesi Çataltepe mevkii, gecekonduyu önleme bölgesi olarak adlandırılan alanda yürütülen altyapı yatırımları ve arsa tahsis süreciyle ilgili ciddi hukuki şüphelerimi paylaşmak istiyorum. TOKİ “İlk Evim Arsa” projesinde asil hak sahibi olarak bu bölgeye fiilen mecbur bırakılmaktayım.
Söz konusu bölgede yer alan arazilerin önemli bir bölümünün, kamuoyunda “ağa çocukları ve torunları” olarak bilinen nüfuzlu bir aileye mensup kişiler üzerinden aynı koldan toplandığı, bu kişilerin topraklarını kapsayacak şekilde kamu altyapı yatırımlarının yoğunlaştığı izlenimi oluşmaktadır. Bu durum, hem haksız zenginleşme şüphesi doğurmakta hem de devlet imkanlarının belirli bir zengin kesime peşkeş çekildiği algısını güçlendirmektedir.
Gariban halkın imkânlarının, belirli bir zümreye rant oluşturacak şekilde kullanıldığı, buna karşılık bölgedeki vatandaşların çaresizlikten ses çıkaramadığı bir tablo ortaya çıkmıştır. Devlet adına görev yapan bazı bürokratların da bu nüfuzlu kesimin yanında konumlandığı izlenimi, hukuk devleti ilkesine olan güveni zedelemektedir. Ben de bir hak sahibi olarak, arsa tahsisi ve altyapı yatırımlarının bu şekilde yürütülmesinden dolayı kendimi mağdur, baskı altında ve alternatif bırakılmamış hissediyorum.
Adıyaman Kahta Çataltepe mevkisinde yürütülen söz konusu altyapı yatırımları ve arsa tahsis süreçlerinin, tarafsız bir biçimde ve tüm hak sahiplerinin menfaatleri gözetilerek yürütülüp yürütülmediğinin, olası yolsuzluk, usulsüzlük, kayırmacılık ve haksız zenginleşme ihtimallerinin Adalet Bakanlığı ve ilgili adli merciler tarafından derinlemesine soruşturulmasını talep ediyorum. Gereğinin yapılarak, sorumluların tespiti ve kamu vicdanını rahatlatacak şekilde hukuki sürecin işletilmesini saygıyla arz ederim.
TOKİ ilgili mevkideki hak sahipliğini mevcutta yaptığı TOKİ konutları yakını ve daire ile becayişini çok gördü.





