Hayat Ağacı Huzurevi’nde yaşadığımız deneyim tam anlamıyla bir felaketti ve yasal sürece taşınmıştır. 82 yaşındaki babamı teslim ederken fizik tedavi yapılacağı ve özenle ilgilenileceği vaat edilmişti, ancak hiçbir söz yerine getirilmedi. Tam tersine, babam yatağa mahkûm edildi; “tansiyonu düşük”, “kendini iyi hissetmiyor” gibi bahanelerle hareketsiz bırakıldı ve bu ilgisizlik ciddi sağlık sorunlarına yol açtı.
Babam burada uyuz salgını nedeniyle enfekte oldu. Bu durum kan zehirlenmesine (Sepsis) yol açtı ve zatürreye neden olarak böbreklerinin iflas etmesine sebep oldu. Haziran ayından bu yana tedavi altında ve 2 ay yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdi. Daha da dikkat çekici olan, kurum müdürü M**** Hanım’ın “Evet, uyuz salgını var, bunu biliyoruz” diyerek durumu basitçe geçiştirmesiydi.
Buna ek olarak, babama sakinleştirici ilaçlar verilerek kasten uyuşturuldu. Bu uygulamaya kesinlikle karşı olmama rağmen ilaçları vermeye devam ettiler ve durumu inkar ettiler.
M*** Hanım’ın bu durumdan en çok faydalandığı şey, benim yurt dışında olmam ve bu süreçte uzakta bulunmamdı. Yasal vasisi olduğumu ve belgeleri kendisine ulaştırdığımı bilmesine rağmen bu durumu manipülatif bir şekilde kullandı. Kurumun ticari amaçlarla hareket ettiği ve insani değerlerden uzak olduğu bu durumda bir kez daha kanıtlandı.
Bu yer, vaat ettiklerinin çok uzağında ve son derece tehlikeli.
Yorumlar