Kedimizin Oksijensiz Bırakılması Ve Hastane Tarafından Ötanazi Teklifi
Kedimizi kan pıhtısı atması nedeniyle acil müdahale ve kesintisiz oksijen desteğine ihtiyacı olduğu için başka bir veteriner kliniğinden İstanbul Hayvan Hastanesi Ataşehir şubesine getirdik. Hastaneye geldiğinde nefes alıp vermesi ve genel durumu yerindeydi, yürüyerek teslim ettik. Ancak ertesi gün kedimizi adeta ölüm döşeğinde, boğulur gibi sarsılarak nefes almaya çalışırken ve oksijensiz halde bulduk. Bu süreç 12–13.09.2026 tarihlerinde yaşandı.
Neden oksijensiz bırakıldığını sorduğumuzda bize, “Siz geldiniz, size göstermek için oksijenden çıkardık” denildi. Tepki gösterince tekrar oksijene bağlandı. Kritik durumda olduğu ve oksijensiz kalmaması gerektiği söylenen bir kedinin, sırf sahibi görecek diye oksijenden çıkarılması bizim açımızdan asla kabul edilebilir değil.
Daha önce bize ötanazi önerilmiş olması ve “zaten ötanazi yapılacak” şeklindeki yaklaşım, sanki kedimize gereken desteğin verilmemesi için bir gerekçeymiş gibi ifade edildi. Ötanazi önerilmiş olabilir; ama bu, bir canlının son anlarında nefes almak için mücadele ederken gerekli oksijen ve desteği vermemeyi kesinlikle haklı çıkarmaz. Kedimizin hastaneye geldiği haliyle ertesi gün gördüğümüz hali arasında korkunç bir fark vardı.
Kedimizi kurtaramamış olabilirsiniz, ancak en azından son anlarında acı çekmemesini ve nefes alabilmesini sağlamak sizin sorumluluğunuzdaydı. Bu süreçte tüm işlemlerin ve yatış bedellerinin parasını yaklaşık 30.000 TL olarak peşin peşin aldınız. Kedimizin acı çekerek ölmesini istesek onu size getirip bu kadar ödeme yapmaz, evde kaderine bırakırdık; biz onu yaşatmak ve en azından acısız bir süreç geçirmesi için size teslim ettik.
Yaşadıklarımızdan sonra şüphelenip epikriz raporu istedik, hazır bir rapor olmadığını, bizim talebimiz üzerine alelacele düz bir yazı şeklinde rapor hazırlandığını gördük. Bu nedenle hangi işlemlerin gerçekten yapıldığı konusunda da emin olamıyorum. Kedimizi zaten “yaşamaz” diye ihmal ettilerse bunun vebali de, sorumluluğu da onlara aittir. Benim için önemli olan, bu hastaneye güvenmek isteyen başka hayvan sahiplerinin de aynı hayal kırıklığını yaşamaması ve buradaki yaklaşıma sadece “merhamet” üzerinden güvenmemeleridir.
Tüm bu süreçle ilgili olarak İstanbul Hayvan Hastanesi Ataşehir şubesinde görevli hekimler ve uygulamalar hakkında kurum içinde resmi bir inceleme başlatılmasını ve bize yaşatılan bu ağır süreçle ilgili olarak yazılı ve açık bir özür talep ediyorum.






