Bugün çocuğum Van Erciş Final Okulları'nın düzenlemiş olduğu bursluluk sınavına girdi. Henüz 3. Sınıf öğrencisi ve toplu bir yerde sınava girme deneyimi kazanması adına onu götürdük. Okulun önündeki kargaşa, bir anlık tereddüt yaşamamıza sebep oldu. Ancak ön yargılı davranmamak adına kızımızı sınava soktuk. Sınavın 13.00'te başlayacağı ve 14.15'te biteceği söylendi. Biz de beklemeye başladık. Ancak ortalıkta müthiş bir kargaşa vardı; kimin görevli olduğu belli değildi. Bize söylenen sınav süresinin bitim saatine yaklaştığımızda, çıkış saatini teyit etmek amacıyla sorduğumuz her görevli farklı saat aralıkları söyledi. 'neyse' dedik ve beklemeye devam ettik.
Ancak çocukların çıkış anı tam bir plansızlık, kargaşa ve kaos içindeydi. Aileler çocuklarını bulmaya çalışıyordu. Programlamada yapılan hatalardan kaynaklı bir kaos ortamı vardı; ağlayan çocuklar vardı. En sonunda çocuklarımız çıktı. Birkaç aile çocuklarını aldı, ancak çocuklar mutsuz, ağlamış veya ağlamaklıydı. Başta küçüklerin heyecan yaptığını düşünürken, detayları öğrendik.
Çocuklar sınava yemekhanede alınmış; o esnada yemekhanede pilav ve döner yapılıyormuş. Gürültü ve koku, bir de bunun yanında çocukları yan yana dizip oturtmuşlar ve 'birbirinize bakarsanız kağıdınızı yırtarız' demişler. Ağlayanlar olmuş ve onlara kızılmış. Bir çocuk 'çok kabasınız, ben çıkacağım' demiş ancak izin verilmemiş. Bir eğitimci olarak, çocuğumuzu götürdüğümüz bir eğitim kurumunda yaşananlardan hicap duyuyorum. Bunun 'final' adı altında yapılmış olması ayrıca üzücü.
Yıllarca bildiğimiz bir kurumun adının bu denli kötü kullanılması çok üzücü. Eşimle birlikte bütün akşam kızımızla konuştuk. 'keşke çıksaydın' dediğimizde ise 'çok korktum' dedi. Küçük bir çocuğun bir eğitim kurumundan böyle bir deneyimle ayrılması kesinlikle kabul edilemez. Bunun yaşayan tek çocuk da olmadığını biliyoruz. O gün orada sınava giren birçok çocuk aynı durumu yaşayarak oradan ayrılmış. Maalesef bunun telafisi nasıl olur, bilemiyorum.
Yorumlar