UYAP Yargıtay’da Uzun Süre Bekleyen Dosya İçin Acil İnceleme Ve Tazmin Talebi
Çorum İskilip Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkımda verilen 08.04.2021 tarihli ceza kararı sonrasında dosyam Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir. Aradan yıllar geçmesine rağmen dosyam hâlâ karara bağlanmamış, bu süreçte hiçbir sonuç tarafıma bildirilmemiştir. Dosyamın bu kadar uzun süredir Yargıtay arşivinde bekletilmesi, adil yargılanma hakkımı ve hukuki güvenlik duygumu ciddi şekilde zedelemiştir.
Bu süreçte bir dönem Çorum Cezaevinde tutuklu kaldım ve özgürlüğüm kısıtlandı. Yargılama sürecinin makul sürenin çok üzerine çıkması nedeniyle hem yaşam düzenim hem de psikolojik durumum olumsuz etkilenmiş, maddi ve manevi olarak ciddi mağduriyet yaşamış bulunmaktayım. Dosyamın akıbetinin belirsiz kalması ve beraat etme ihtimalim olmasına rağmen yıllardır karar verilmemesi, adalet duygumu derinden yaralamıştır.
Yargıtay’daki dosyamın ivedilikle ele alınarak incelenmesini, beraatimin sağlanmasını veya en azından gerekçeli ve açıklamalı bir karar ile dosyamın sonuçlandırılmasını talep ediyorum. Gereksiz yere uzayan bu süreç nedeniyle uğramış olduğum maddi ve manevi zararların da yasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde tazmin edilmesini istiyorum. Geciken adaletin, adaletin gerçekleşmemesi anlamına geldiğini ve bu durumun mağduriyetimi her geçen gün artırdığını bilgilerinize sunuyorum.
Çorum İskilip Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkımda verilen ceza kararı sonrası dosyam, 08.04.2021 tarihli kararın ardından temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir. Ancak aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen dosyam hâlâ karara bağlanmamış ve sonuçlandırılmamıştır. Dosyam uzun süredir Yargıtay arşivinde beklemektedir. Bu süreçte bir dönem Çorum Cezaevinde tutuklu kaldım ve özgürlüğüm kısıtlandı. Yargılama ve temyiz sürecinin gereksiz şekilde uzaması nedeniyle hem yaşam düzenim hem de psikolojik durumum olumsuz etkilendi, maddi ve manevi açıdan ciddi mağduriyet yaşadım. Dosyamın akıbetinin belirsiz kalması ve beraat etme ihtimalim bulunmasına rağmen bu kadar uzun süre karar verilmemesi adalet duygumu derinden zedeledi. Yargıtay’daki dosyamın ivedilikle ele alınarak incelenmesini, beraatimin sağlanmasını ya da gerekçeli ve açıklamalı bir karar ile dosyamın sonuçlandırılmasını talep ediyorum. Ayrıca bu uzun süreç nedeniyle uğradığım maddi ve manevi zararların, yasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde tazmin edilmesini istiyorum. Geciken adaletin, adaletin gerçekleşmemesi anlamına geldiğini ve bu nedenle mağduriyetimin her geçen gün arttığını bilgilerinize sunarım.
Yargıtay Genel Sekreterliği’ne sunulmak üzere, Çorum İskilip Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkımda verilen ceza kararı sonrasında dosyam, 08.04.2021 tarihli mahkeme kararının ardından temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmiştir. Aradan yaklaşık altı yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dosyamı hâlâ karara bağlamamış ve sonuçlandırmamıştır. Dosyam bu süre boyunca Yargıtay arşivinde bekletilmektedir. Bu süreçte bir dönem Çorum Cezaevinde tutuklu kaldım ve özgürlüğüm kısıtlandı. Uzayan yargılama süreci nedeniyle yaşam düzenim ve psikolojik durumum olumsuz etkilenmiş, hem maddi hem de manevi açıdan ciddi mağduriyet yaşamış bulunmaktayım. Dosyamın akıbetinin belirsiz kalması ve beraat etme ihtimalim olmasına rağmen bu kadar uzun süre karar verilmemesi, adalet duygumu derinden zedelemiştir. Yargıtay’da bulunan dosyamın ivedilikle ele alınarak incelenmesini, beraatime karar verilmesini ya da gerekçeli ve açıklamalı bir kararla dosyamın sonuçlandırılmasını talep ediyorum. Ayrıca, gereksiz yere uzayan bu süreçten kaynaklanan maddi ve manevi zararlarımın, yasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde tazmin edilmesini bilgilerinize sunarım.
Adalet Bakanlığı’na, Alaca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2026/427 Esas, 2026/422 Karar sayılı mirasçılık belgesi kararına ilişkin yaşadığımı düşündüğüm hukuki haksızlığı ve bu karara yönelik itirazımı belirtmek istiyorum. Söz konusu dosyada, babaannem ve dedemden kalan bir ev ve yedi adet tarla üzerindeki miras payları belirlenmiş, miras babam Bekir Ç*** ile amca oğullarım ve amcamın eşi arasında paylaştırılmıştır. Benim açımdan temel sorun, mirasın gerçekten bakımını üstlenen, yanında olan ve emek veren kişiler yerine, yıllarca babaannem ve dedeme hiçbir şekilde bakmayan, ilgilenmeyen, maddi ya da manevi destek vermeyen amca oğullarımın da pay sahibi yapılmış olmasıdır. Amca oğullarım, babaannem ve dedemin hayatları boyunca yanlarında yer almamış, sağlık ve bakım süreçlerinde sorumluluk almamış, buna rağmen ölüm haberinin hemen ardından yalnızca maddi çıkar amacıyla harekete geçerek mirasın paylaşımı için başvuruda bulunmuştur. Babamın ve ailemizin, uzun yıllar boyunca babaannem ve dedemin bakımını üstlendiğini, yanlarında bulunup ihtiyaçlarıyla ilgilendiğini, onların günlük yaşamları ve sağlık süreçlerinde fiilen sorumluluk aldığını, buna karşın amca oğullarımın bu sorumluluğu paylaşmadığını özellikle vurgulamak isterim. Bu nedenle mirasın hem ahlaki hem de hakkaniyetli biçimde paylaştırılmadığını, verilen kararda bakım ve emek unsurlarının yeterince dikkate alınmadığını düşünüyorum. Ben, söz konusu ev ve yedi tarlanın mirasının, gerçek anlamda bakım veren ve sorumluluk üstlenen babama bırakılması gerektiğine, amca oğullarımın ise mirastan çıkarılması veya en azından miras paylarının, yıllar boyunca verilen bakım ve emek durumu gözetilerek ciddi şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Yıllarca hiçbir bakım emeği olmadan, yalnızca para için başvuru yapan kişilerin mirastan pay almasının, adalet ve hakkaniyet duygusunu derinden zedelediğini düşünüyorum. Bu nedenlerle, Alaca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2026/427 Esas, 2026/422 Karar sayılı ve 2026 yılı içinde verilen mirasçılık belgesi kararının, bakım ve emek kriterleri de gözetilerek hukuki yönden yeniden incelenmesini, amca oğullarımın mirastan çıkarılması veya en azından miras pay oranlarının adalet ve hakkaniyet çerçevesinde yeniden belirlenmesini, kararın bu doğrultuda yeniden değerlendirilip düzeltilmesini saygıyla talep ediyorum.
Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamanın yenilenmesi talebimle ilgili yaşadığım süreci ve mağduriyetimi kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Hakkımda verilen mahkûmiyet kararının dayanağını, 2015 yılında Alaca Sulh Ceza Hakimliği’nde polis, savcı ve hakim karşısında, hiçbir hukuki bilgi ve tecrübem olmadan, düşünmeden verdiğim ifadeler ile polis tarafından düzenlenen tutanaklar oluşturmaktadır. Polis tutanağı avukat eşliğinde alınmamış, ifadeler kendi anlayışları doğrultusunda tutanağa geçirilmiş ve bu tutanakların usule uygun tutulmadığını, çelişkiler ve tutarsızlıklar içerdiğini düşünüyorum. 2026 yılının altıncı ayında Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi’ne yargılamanın yenilenmesi için başvuruda bulundum. Ancak savcının, dosyamı yeniden değerlendirme aşamasında herhangi bir derinlemesine araştırma yapmadan, yeni delilleri ya da olayın koşullarını yeniden ele almadan, doğrudan eski tutanak ve ifadelere bakarak talebimi reddettiğini öğrendim. Yargılamanın yenilenmesi gibi hayati önem taşıyan bir talebin, yıllar önce usule aykırı şekilde tutulduğunu düşündüğüm kayıtlara dayanılarak ve hiçbir ek inceleme yapılmadan reddedilmesini hakkaniyete ve adil yargılanma ilkesine aykırı buluyorum. Hem Alaca Sulh Ceza Hakimliği’nde alınan ifade tutanaklarındaki usulsüzlük ve tutarsızlıkların, hem de Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamanın yenilenmesi talebimin yüzeysel bir inceleme ile reddedilmesinin yeniden gözden geçirilmesini istiyorum. Yargılamanın yenilenmesi başvurumun ciddiyetle ele alınmasını, delillerin ve önceki tutanakların ayrıntılı ve tarafsız biçimde yeniden değerlendirilmesini ve yeniden yargılama talebimin kabul edilmesini talep ediyorum. Yaşadığım mağduriyetin giderilmesi ve adil bir yargılama sürecine kavuşmam için gerekli adımların atılmasını kamuoyunun bilgisine sunuyorum.





