Ocak ayında Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (Küçükçekmece) fizik tedavi bölümüne muayene olduk ve akabinde fizik tedavi almam önerildi. İlgili bölüme randevu aldım ve telefonla arayarak çağırılacağımı söylemelerine karşın, 1-1.5 ay üzerinden geçmiş olmasına rağmen beni arayan olmadı. Herhangi bir telefon gelmemesi ve üzerinden uzun süre geçmesi sebebiyle tekrar Bakırköy’den kış mevsiminin şiddetli geçtiği günde (65 yaş üzereyim) tekrar Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittim ve fizik tedavi bölümü yetkililerine neden aranmadığımı (özellikle sekreterlik kısmı) sordum.
Şubat sonu-mart ayı gibi kontrol ettiklerinde dosyamı bulamadıklarını söylediler. Ben ise itiraz ederek buraya 1-1.5 ay önce geldiğimi ve bana telefon beklememi söyledikleri için beklediğimi ilettim. Bana verdikleri yanıt “dosyanız yok” oldu. İtirazım üzerine “size tekrar dosya açalım” dediler. Bende “peki” yanıtını verdim. 16.04.2024 tarihinde il dışına çıkmam gerektiğini söyledim ve 16 Nisan’dan (2024) sonra hangi gün olursa olsun geleceğimi söyledim.
Buna karşın 15 Nisan öğleden sonra beni aradılar ve “16 Nisan’da burada ol” dediler. Bende kendilerine daha önce “16 Nisan’da il dışında olacağımı” söylediğimi ilettiğimi hatta tembih ettiğimi beni arayan fizik tedavi sekreterlerine ilettim. Bana verilen yanıt “16 Nisan sabah işin varsa öğleden sonra gel” oldu. Daha önce defalarca ilgili tarihte il dışında olacağımı belirtmeme karşın, sekreterlik bölümünün kasıtlı bir şekilde 16 Nisan tarihini not alarak bana randevu vermeye çalıştıklarını düşündüm.
İl dışından dönmem akabinde (17-18 Nisan) tarihlerinde fizik tedavi bölümü sekreteryası ile tekrar görüştüm ve neden 16 nisana randevu vermeye çalışıldığını daha önce bu tarih dışında uygun olduğumu ilettiğimi yüz yüze söylememe rağmen “insan hatası olabilir, unuttuk, yazmadık, oldu bitti” yanıtı aldım. Tam bu görüşme sırasında (sekreterlik ile) fizyoterapist olduğunu söyleyen aynı zamanda oranın sorumlusu olarak kendisini tanıtan kadın sorumlu “unutmuş olabilirler, sende zamanında gelmeyi öğren, cenazen olsan bile randevuya geleceksin” diyerek inanılmaz bir şekilde bağırdı, herkes bize baktı ve eşim lütfen sakin olun dedi.
Kendisine bağırmaması gerektiğini, yaşlıları azarlamaması gerektiğini ilettim, fakat elini kaldırarak “git kime şikayet ediyorsan et” diyerek bağırmaya ve küçük düşürücü sözler söylemeye devam etti. Tansiyon hastasıyım ve tansiyonum çıkması ile hastane dışında fenalaştım.
Yorumlar