Kızımın İlk Gününde Kayıp Ayakkabı Ve Öğretmenin Umursamaz Tutumu
Kızımın Şehit İbrahim Yılmaz Anaokulu’ndaki ilk günü olan 14 Eylül Pazartesi günü, İstanbul Zeytinburnu’ndaki okuldan çocuğumu almaya gittiğimde ayakkabısının kaybolduğunu öğrendim. Kızım bu yüzden sınıf ayakkabılarıyla kapıda bekliyordu ve bu durum beni hem bir veli olarak hem de ilk gün olması nedeniyle özellikle rahatsız etti.
Bir çocuğun kişisel eşyasının okul içerisinde kaybolması kabul edilebilir bir durum değilken, beni asıl üzen nokta öğretmen F**** G***’nin tutumu ve üslubu oldu. Kaybolan ayakkabıyı kendisine tarif ederek nerede olabileceğini sorduğumda, “Şu an bakamam, kalabalık, siz çocuğu götürün, yarın bulurlar” şeklinde bir karşılık aldım. Çocuğum kapıda sınıf ayakkabısıyla beklerken bu kadar ilgisiz ve umursamaz bir yanıt verilmesini kesinlikle etik bulmuyorum ve bir eğitimciye yakışmadığını düşünüyorum.
Yaşadığım bu olay, kızımın okuldaki ilk gününde gerçekleştiği için, okulun hem çocuklara hem de velilere yaklaşımı konusunda ciddi bir güven problemi oluşturdu. Çocuğumu emanet ettiğim bir kurumda önceliğim, çocuğumun güvenliği, eşyalarının korunması ve bir sorun olduğunda muhatap olduğum kişilerin saygılı, ilgili ve çözüm odaklı davranmasıdır.
Aynı gün sınıf öğretmeni B**** Hanım ile görüştüğümde kendisinin oldukça ilgili ve yapıcı bir yaklaşım sergilediğini özellikle belirtmek isterim. Ancak buna rağmen, özellikle F**** G*** isimli öğretmenin veliyle iletişim konusundaki üslubunun okul idaresi tarafından değerlendirilmesini ve gerekli görülüyorsa bu konuda uyarılmasını talep ediyorum.
Bir veli olarak daha ilk günden böyle bir durum yaşamayı kabul edemiyorum. Çocuğumu emanet ettiğim bu okuldan, hem çocukların kişisel eşyalarına daha özen gösterilmesini hem de velilerle iletişimde çok daha dikkatli, saygılı ve sorumluluk sahibi bir yaklaşım sergilenmesini bekliyorum.





