Pasta Fe Saygısız Tavır Ve Mağduriyet Yaşama

27.12.2025 tarihinde saat 17.00 civarında Balıkesir Paşaalanı, Özel Nev Hastanesi civarında bulunan Pastafe'den eşim kredi kartı ile 980 TL pasta aldı. Akşam misafirlerimiz geldiğinde kremalı ve muzlu kısımların ekşimiş ve bozuk olduğunu fark ettik. Tadı limon tuzu ve sirke gibiydi.
Pastaneyi arayıp durumu anlattım. Önce pastayı vitrinden mi yoksa içeriden mi aldığımızı sordular, vitrindense bozuk olabileceğini söylediler. Ardından da pastanın bozuk olduğunu, çöpe atmamı, istersem yenisini alabileceğimi söylediler. Evde misafirlerim olduğu, eşim de evde olmadığı için pastayı eve göndermelerini rica ettim kabul etmediler. Misafirlerimi evde bırakıp yaklaşık yarım saat pastaneye gitmek zorunda kaldım.
Pastanede yaşadıklarım daha da üzücüydü. Toplam 8 kişinin, 4’ü çocuk olmak üzere pastadan yediğini ve gıda zehirlenmesinden endişelendiğimizi söylediğimde, çalışan bayanlardan biri “Zehirlenmezsiniz inşallah ya” diyerek saygısız ve dalga geçer bir tavırla karşılık verdi. Ben derdimi anlatmaya çalışırken başka bir çalışan “Yapacak bir şey yok” diyerek konuyu kestirip attı, sadece ücret iadesi ya da yerine pasta verebileceklerini söyledi.
Çocuklar evde heyecanla pasta bekleyip yiyemedikleri için, bu kez kremasız, bozulma riski olmayan, taze pastalardan birini istedim. “Pastalarımız günlük geliyor, sıkıntı olmaz” cevabını verdiler. Kremasız bir pasta seçtim, bunu tam olarak veremeyeceklerini, sadece 4 dilim kesip verebileceklerini, 1 dilimin 180 TL olduğunu, bizim aldığımız pastanın ise 700 TL olduğunu söylediler. Pastamızın 980 TL olduğunu söyleyince önce öyle bir pastalarının olmadığını iddia ettiler, biraz uğraşıp hatırlatmam üzerine pastayı vermeyi kabul ettiler. Çalışan, bir hanımı telefonla arayıp onay aldıktan sonra adeta lütfetmiş gibi pastayı teslim etti. Bu süreçte “misafirlerim evde bekliyor, zaten mağdur oldum, en azından yardımcı olun” dememe rağmen saygısız bir tavırla karşılaştım. Ülkemizde gıda zehirlenmelerinin bu kadar yoğun olduğu, özellikle çocukların çok daha hassas olduğu bir dönemde, içinde süt ürünü bulunan, bozulmaya çok yatkın bir ürünün bu kadar özensiz bir şekilde satışa sunulması ve yaşadığımız bu durum karşısında hiçbir pişmanlık, özür ya da telafi çabası gösterilmeden, sadece aradaki 100 küsur liranın hesabının yapılması bizi derinden üzmüş, güvenimizi tamamen sarsmıştır.




