Eminevim’in Yanıltıcı Sözleşmesi Ve Geciken Ücret İadesi
Eminevim hakkında şikayet
19.04.2024 tarihinde, faizsiz finansman sistemi olduğu yönündeki anlatımların etkisiyle Eminevim’in araç finansman sistemine dahil oldum. 1.500.000 TL’lik plan kapsamında toplam 597.555 TL ödeme yaptım. Bu ödemelerin önemli kısmını eşime ait yaklaşık 115 gram altını bozdurarak ve yaklaşık 55 gram altın borçlanarak karşıladım.
Sisteme girmeden önce kaza, çalışamama veya başka nedenlerle ödeme aksaması yaşarsam haklarımın zarar görüp görmeyeceğini özellikle sordum. Şubedeki görevliler bana “Kesinlikle herhangi bir sıkıntı yaşamazsınız, şirket sizin adınıza taksitleri öder.” dediler. Ancak yaklaşık üçüncü ödeme döneminde sorun yaşadığımda, ödemeyi ne kadar geciktirirsem araç teslimatının da o kadar gecikeceği söylendi. Bunun üzerine ayrılma kararı aldım.
Ayrıca sözleşmeyi detaylı okuyup karar vermek istediğimi belirtmeme rağmen “okumanıza gerek yok, önemli yerleri biz anlatıyoruz” denilerek imzaya yönlendirildim. Sonrasında sözleşmedeki bazı hükümlerin satış sırasında yapılan anlatımlarla örtüşmediğini gördüm.
17.11.2025 tarihinde resmi olarak ayrılma talebimi ilettim. Açtığım dava, zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddedildi; organizasyon ücretinin iadesi hakkında esas yönünden karar verilmedi.
İade sürecinde IBAN bilgilerimi şirket avukatına, genel merkeze ve şubeye defalarca iletmeme rağmen yeni bir ayrılma başvurusu ve 60 günlük süreç gerektiği bildirildi. 17.06.2026’da “ayrılma dilekçeniz ulaşmıştır” SMS’i gönderildi; 18.06.2026’da 455.055 TL iade edildi. Ancak 142.500 TL organizasyon ücreti halen ödenmedi.
Paramın iki yılı aşan süre sistemde kalması nedeniyle satın alma gücü kaybı yaşadığımı düşünüyorum. Yaklaşık 170 gram altın karşılığı kaynak kullandığım için bu kaybı yalnızca ana para iadesiyle giderilmiş saymıyorum.
Talebim; 142.500 TL organizasyon ücretinin iadesi, oluşan satın alma gücü kaybımın hakkaniyetli şekilde değerlendirilmesi ve satış aşamasında verilen bilgiler ile yazılı sözleşme ve uygulama arasındaki farklılıkların açıklığa kavuşturulmasıdır. Ayrıca yaşadığım sürecin, başka tüketicilerin de benzer şekilde yanıltılmaması ve mağduriyet yaşamaması açısından dikkate alınmasını; ödeme aksaması, teslimat, ayrılma ve organizasyon ücretinin iadesi gibi konuların tüketiciye açık ve anlaşılır şekilde anlatılmasını istiyorum.
Yeni gelişme: İcra takibi şikayetim devam ederken, Eminevim davasında verilen mahkeme kararına dayanılarak Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin 2026/53814 Esas sayılı dosyası üzerinden hakkımda icra takibi başlatıldığını 12.10.2026 tarihinde öğrendim. İcra emrinde 45.000 TL vekâlet ücreti ve yasal faiz talep ediliyor; UYAP dosya hesabında ise toplam 55.048,16 TL bakiye görünüyor. Gerekçeli kararın tarafıma tebliğ edilmediğini belirttiğim bu süreçte icra takibiyle karşılaşmak, yaşadığım maddi ve manevi yükü daha da artırdı. Bu gelişmeyi, mağduriyetimin hâlâ devam ettiğini göstermek amacıyla paylaşıyorum. İcra işlemlerinin hukuka uygunluğu ve hesaplanan tutarlar hakkındaki yasal haklarım saklıdır.
Eminevim sürecinde yaşadığım maddi ve manevi mağduriyet hâlâ devam ediyor! Bu mesele yalnızca 142.500 TL organizasyon ücretinin iade edilmemesi değildir. Ailemin emeği, birikimleri ve geleceğe dair umutları söz konusudur. Eşimin altınlarını da satarak, zor günler için biriktirdiğimiz paraları bu sisteme yatırdık. Görüşmelerde yapılan açıklamalara ve tanıtımlara güvenerek ailemizin geleceği için bir adım attığımızı düşündük. Ancak yaşadıklarım, sisteme katılırken anladığım koşullarla sonrasında karşılaştığım sonuçlar arasında ciddi bir fark olduğunu gösterdi. Ailemizin birikimleri iki yıldan uzun süre bu sistemde kaldı. Bu süreçte paramızı değerlendirme ve ihtiyaçlarımız için kullanma imkânından mahrum kaldık. Ödediğim toplam 597.555 TL'nin 455.055 TL'si iade edildi; 142.500 TL organizasyon ücreti ise iade edilmedi. Ancak mağduriyetim yalnızca bu tutardan ibaret değil. Uzun süre paramızı kullanamamanın ekonomik etkileri, kaçırdığımız fırsatlar ve ailece yaşadığımız manevi yıpranma da var. Tüketici uyuşmazlığı nedeniyle açtığım dava usul yönünden reddedildi. Şimdi de mahkeme kararında hükmedilen 45.000 TL vekâlet ücreti için hakkımda icra takibi başlatıldığını öğrendim. Gerekçeli kararın bana tebliğ edilmediğini düşünürken icra takibini SMS ile öğrenmek, üzerimdeki maddi ve manevi yükü daha da artırdı. Şikayetimi burada yayımlamamdan kısa süre sonra icra takibinden haberdar olmam bende soru işaretleri oluşturdu. Bu zamanlamanın bilinçli bir karşılık olduğunu iddia etmiyorum; ancak sürecin bütün yönleriyle açıklığa kavuşmasını istiyorum. Benim meselem yalnızca iade edilmeyen organizasyon ücreti değil; ailemin birikimlerinin uzun süre kullanılamaması, geleceğe ilişkin planlarımızın zarar görmesi ve hakkımı ararken yeni masraflar ve belirsizliklerle karşılaşmamdır. Kimseye hakaret etmek veya kişisel bir husumet yürütmek için yazmıyorum. Talebim; organizasyon ücretinin neden iade edilmediğinin açıklanması, yaşadığım maddi kayıpların ve manevi yıpranmanın dikkate alınması ve mağduriyetimin hakkaniyetli biçimde değerlendirilmesidir. Bu yazıyı, yaşadıklarımın duyulması ve bu sisteme katılmayı düşünenlerin karar vermeden önce bütün koşulları dikkatle değerlendirmesi için paylaşıyorum. Ailemin emeğiyle biriktirdiği paralar ve yaşadığımız süreç benim için yalnızca bir rakamdan ibaret değildir.













