Değerlendirme Sonrası Geri Bildirim Eksikliği Ve İletişim Sorunları
Anabilim Okulları Maltepe Kampüsü’nde yaşadığımız değerlendirme süreci ve iletişim biçimiyle ilgili hayal kırıklığımızı paylaşmak istiyoruz.
Çocuğumuzu okulu tanımak ve değerlendirmek amacıyla kuruma götürdük. Öğrencimiz yaklaşık bir buçuk – iki saat boyunca hem akademik değerlendirmeye hem de rehberlik görüşmesine alındı. Sürecin sonunda tarafımıza kısa süre içerisinde geri dönüş yapılacağı söylendi; ancak belirtilen süre içinde herhangi bir dönüş olmadı. Bir süre sonra biz kendimiz iletişime geçmek durumunda kaldık.
Görüşme sırasında değerlendirme sonucunu ve özellikle rehberlik görüşmesinin nasıl değerlendirildiğini anlamaya çalıştık. Fakat akademik değerlendirmeyle ilgili paylaşılan birkaç genel bilgi dışında, yapılan çalışma hakkında bize anlamlı ve açıklayıcı bir geri bildirim sunulmadı. Akademik değerlendirme ile ilgili verilen bilgi de açık ve anlaşılır değildi. Rehberlik değerlendirmesi konusunda ise sonradan bilgi verileceği söylenmesine rağmen bu konuda da herhangi bir geri dönüş yapılmadı.
Bir okulun kendi kriterleri ve öğrenci kabul yaklaşımı elbette olabilir. Bizim için asıl mesele, öğrencinin uygun bulunup bulunmaması değil. Asıl beklentimiz, bir öğrenciyi uzun bir değerlendirme sürecine dahil ettikten sonra, ailesine bu sürecin sonucunu özenli, anlaşılır ve mümkünse ilgili eğitimciler tarafından aktarmasıydı.
Ne yazık ki iletişim biçimi bizde bunun tam tersine bir izlenim bıraktı. Sorularımızı yönelttiğimiz görüşmede yeterince dinlenmediğimizi ve görüşmenin mümkün olduğunca hızlı bir şekilde sonlandırılmaya çalışıldığını hissettik. Özellikle rehberlik değerlendirmesi gibi doğrudan öğrenciyle ilgili bir konuda, rehberlik biriminden hiçbir geri bildirim alamamış olmamız bizim için ayrıca dikkat çekiciydi. Bu süreç, bir eğitim kurumundan beklediğimiz özen ve insani yaklaşım açısından ciddi bir hayal kırıklığı yarattı.
Yaşadıklarımız, öğrenci ve velinin değerlendirme sürecindeki ihtiyaçlarından ziyade, prosedürün tamamlanmasına odaklanan daha ticari bir yaklaşım hissi verdi. Oysa bir çocuğun değerlendirilmesinin yalnızca “uygun” ya da “uygun değil” şeklinde bir sonuçtan ibaret olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Çocuğa ve ailesine, yapılan değerlendirmeye ilişkin birkaç anlamlı cümle söylemek; güçlü yanlarını, zorlanabileceği alanları ve okulun yapısıyla ilgili uyum noktalarını paylaşmak bile çok kıymetli bir geri bildirim olurdu.
Sonuçtan ziyade sürecin işleyişi ve iletişim biçimi bizi hayal kırıklığına uğrattı. Öğrenciye ve veliye verilen değerin, aslında insana verilen değerin, bir eğitim kurumunda en az akademik yaklaşım kadar önemli olduğuna inanıyoruz.
Bu yorumu herhangi bir tartışma yaratmak amacıyla değil, benzer bir değerlendirme sürecine girecek ailelerin yalnızca okulun sunduğu fiziksel imkanları değil, aynı zamanda öğrenci değerlendirme ve veli iletişimi konusundaki yaklaşımını da bilmesi için paylaşıyoruz.



