İstanbul Akvaryum Penguenlerin Cam Kafesinde Hayvan Hakları İhlali
3 Eylül 2026 günü öğleden sonra İstanbul Akvaryum’a küçük kardeşimi mutlu etmek amacıyla gittik, ancak oradan büyük bir utanç ve içimiz acıyarak ayrıldık. Özellikle “Güney Kutbu” adı altında sunulan bölümde penguenlerin tutulduğu alan, doğa sevgisi aşılayacak bir yer değil, ticari bir hapishane görüntüsündeydi. Küçücük, sentetik bir alana 20’den fazla penguenin hapsedilmiş olması ve bu manzaranın eğlence gibi pazarlanması vicdan sahibi biri için kabul edilebilir değil.
Camın arkasından duyulan sesler, sevimli bir oyun değil, kapalı alan stresine ve doğal yaşam alanlarından koparılmaya verilen çaresiz bir tepki izlenimi veriyor. Penguenlerin gözlerindeki boş bakışlar, suya atladıklarında gidecek hiçbir yerlerinin olmaması ve o çaresiz sesler, orada bulunan herkes için rahatsız edici olmalıydı. Buna rağmen bu düzenin ticari bir “gösteri” gibi sürdürülmesi hayvan hakları açısından ciddi bir ihlal görüntüsü yaratıyor.
Çocuklarımıza doğayı sevdirmek, vahşi yaşamı cam kutulara, küçücük yapay alanlara sıkıştırarak; özgürlüğünden mahrum, mutsuz görünen canlıları izletmekle mümkün değil. Kardeşime penguenlerin o halini anlatmakta zorlandım, çünkü ortada doğaya dair ilham verici bir tablo değil, resmen bir tutsaklık ve eziyet manzarası vardı. Burası bu haliyle bir akvaryum değil, vahşi doğayı cam bir kutuya sıkıştıran bir eziyet merkezi gibi duruyor.
İstanbul Akvaryum yönetimine, özellikle penguenlerin ve diğer hayvanların yaşam alanlarının derhal etik, bilimsel ve hayvan refahını esas alan standartlara uygun şekilde yeniden düzenlenmesi için adım atılmasını talep ediyorum. Bu koşullar sağlanamıyorsa, bu tür bölümlerin kapatılması ve hayvanların hak ettikleri doğal, özgür ve onurlu yaşam alanlarına kavuşturulmaları yönünde somut adımlar atılmasını istiyorum.





