Bugün, İstanbul Avrupa Yakası Koşuyolu’nda bulunan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde eşimin ameliyatı sonrası yaşadıklarımız, hem sağlık hizmeti hem de insani yaklaşım açısından ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. Zaten 2-3 gün önce ben de ameliyat geçirmiş biri olarak, eşime refakat etmekte zorlanıyordum. Üstelik yanımızda beş yaşındaki oğlumuz ve kayınvalidemiz de vardı. Ancak yaşadıklarımız, hasta ve hasta yakınlarının karşılaşmaması gereken olaylardı.
Eşim ameliyata hazırlanırken, serum takılması gerekti. Ancak ilk müdahale için odaya ilk gelen genç, deneyimsiz olduğu ve özgüvensizliği elinde tuttuğu iğneden belli olan hemşirenin, bu basit görünen işlemi yapabilme konusunda oldukça yetersiz olduğunu fark ettik. Daha sonra başka birçok genç hemşire de geldi ve başarılı olamadılar; serum bir türlü düzgün takılamıyordu. Bu esnada eşim zaten ameliyat stresinden dolayı oldukça hassastı ve bu durum onu daha da yıprattı. Nihayet, biraz daha tecrübeli ve olgun E*** isimli bir hemşire geldi ve işlemi tek seferde sorunsuz bir şekilde tamamladı. Ama bu gecikme ve gereksiz stresle olaylar başlamış oldu.
Daha sonra, rahatsızlığım nedeniyle odada bir sandalye eksikliği olduğunu fark ettim. Zaten oturacak durumda olmadığım ve ayakta durmanın benim için zor olduğu bir halde, hemşire hanıma nazik bir şekilde üçüncü bir sandalye rica ettim. Odada bir yatak sandalyesi ve bir normal sandalye olduğunu, ancak başka sandalye gönderemeyeceklerini söyledi. Durumumu tekrar açıklamama, ısrarla ihtiyacımı dile getirmeme rağmen, hemşire net bir dille talebimi reddetti ve odama döndüm.
Kısa bir süre sonra eşimin kolundaki serumun geriye doğru aktığını fark ettim. Durumu hemen hemşireye bildirdim. Ancak odaya müdahale için kimse gelmedi. Tam 22 dakika boyunca, o odanın karşısında 3-4 hemşirenin oturmasına rağmen, bir çözüm üretilmedi. Eşimin durumu ciddi olabilirdi; ancak bu ilgisizlik ve umursamazlık karşısında ne yapacağımı bilemedim. Sonunda sabrım taştı ve tekrar hemşirelere giderek durumu daha yüksek bir sesle dile getirdim.
Bu noktada, karşılaştığım tavır daha da sinir bozucuydu. Hemşirenin kaba bir duruşu, küçümseyici bakışları ve tavırları, beni adeta cezalandırmaya çalışıyormuş gibi bir izlenim yarattı. Üstelik söylediklerimi inkar edip, sanki olayları ben uyduruyormuşum gibi bir algı yaratmaya çalışması beni tamamen çileden çıkardı. Zaten zor bir durumdayken, böylesine empati yoksunu bir tavırla karşılaşmak çok üzücüydü.
Yorumlar