İstanbul Tuzla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’nın yaptığı gelir hesaplaması nedeniyle oluşan mağduriyetimi belirtmek isterim. Söz konusu taşınmaz barınma amaçlı kullanılmakta olup fiilen herhangi bir kira geliri elde edilmemektedir. Gelir tespiti yapılırken gerçek ekonomik durum yerine varsayımsal ve soyut gelir hesaplamalarının esas alınması; hakkaniyet, ölçülülük ve sosyal devlet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Beyanımda da belirttiğim üzere, taşınmaz üzerinde devam eden ipotekli konut kredisi bulunmaktadır. Varsayıma dayalı bir gelir hesabı yapılacak ise; konut kredi ödemeleri, site aidat giderleri, bakım-onarım masrafları ve benzeri zorunlu gider kalemlerinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerekmektedir. Aksi halde yalnızca teorik ve fiilen elde edilmeyen bir gelir üzerinden değerlendirme yapılması, gerçek ekonomik durumun göz ardı edilmesi anlamına gelmektedir. Söz konusu giderler somut belge ve deliller ile ispatlanabilir niteliktedir.
İşsiz ve düzenli geliri bulunmayan kişilerin sağlık hizmetlerine erişebilmesi amacıyla yapılan başvuruların; ekonomik durumu iyi olan kişilerin takdirine bağlı, varsayıma dayalı ve soyut değerlendirmeler ile reddedilmesi, Anayasa’da güvence altına alınan sosyal devlet anlayışı ile çelişmektedir. Ayrıca bu ülkeye askerlik hizmeti ve uzun yıllar çalışma hayatı ile katkı sunmuş bir vatandaş olarak, en temel sağlık hizmetlerine dahi ücretsiz erişememek tarafımda ciddi mağduriyet ve hayal kırıklığı yaratmıştır.
Bu nedenle, taşınmaz için dikkate alınan emsal kira veya varsayımsal gelir hesaplamalarının yeniden ve somut veriler ışığında gözden geçirilmesini, fiili gelir getirmeyen bu taşınmaz üzerinden varsayımsal gelir kabul edilerek tarafıma çıkarılan yaklaşık 12.000 TL’lik GSS borcunun iptal edilmesini, ücretsiz sağlık hizmetlerinden faydalanabilmeyi ve gerçek malı durumumu esas alan adil bir değerlendirme yapılarak tarafıma yazılı olarak bilgi verilmesini talep ediyorum.
Yorumlar